Sedat

Homeros tanrıları, onlara ibadet edenler için çok kapsamlı bir anlam ifade eden köklü bir geleneği temsil etmiştir ama büyük ölçüde kisisel bağlılık ve dindarlığın odağında yer almamıştır. Homeros dini, kişisel değil toplumsal bir etkinliktir: Tanrılara ibadet, onlara inanmaktan ziyade seremonilere düzenli olarak katılmak anlamına gelmiştir.
Sayfa 241·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Tümgüclü bakıcıya duyulan özlem, kişilerin dinsel inançlarında doğal olarak ortaya çıkar. Sevgilisinin mükemmel, okulunun en iyi okul, beğenisinin çok üstün, kişisel gurusunun yanılgıya düşmez, oy verdiği hükümetin hatasız olduğu ve benzeri yanılsamalara iliskin ısrarlı tutumlarda bu özlem sorunlu biçimleriyle açıkça varlığını hissettirir. Guyana'da, 1978 yılında, 900`den fazla insan, liderleri Jim Jones'un hata yaptığı gerçeğiyle yüzleşmek verine bilerek ve isteverek siyanür içtiler. Genelde, kisi ne kadar bağımlıysa veya bağımlı hissediyorsa, idealize etme eğilimi de o kadar güçlüdür. Birçok kadın arkadaşım, kişisel korunmasızlıkla korkutucu bir karşılaşma dönemi de olan hamilelikleri esnasında, onların hamileliğini takip eden doğum uzmanının "harika biri" veva "alanının en iyisi" olduğunu söylemislerdir
AMERİKA BAĞIMSIZLIK SAVAŞINDA HASTALIKTAN ÖLÜM;
Temizlik ve sağlık her iki ordu için de büyük problemdi. Tahminlere göre her on askerden sadece biri savaşarak ölürken dokuzu hastaliktan hayatini kaybetti. Cicek hastalığı, dizanteri ve sitma ordu kamplarinda hizla yayiliyordu.
Plana göre Napolyon müzakere salonuna girerek milletvekillerine doğrudan hitap edecek ve iktidarı devralma gerekçelerini açıklayacaktı. Darbedeki rolünü daha sonra anlatırken kendini "olayların efendisi ve kaostan düzen cıkaran kahraman bir kurtarıcı" gibi tasvir edecekti. Ancak gerçek bambaşkaydı: Napolvon iyi bir konuşmacı değildi. "Kahrolsun diktatör!" dive haykıran öfkeli muhalefetle karşılasınca kekelemeye başladı. kendini zar zor ifade edebildi. Sonunda bavgınlık geçirerek salondan kaçtı.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Konfüçyüs (K'ung-fu-tzu): Üstat dedi ki "İnsanın hanesinde kadınlar ve küçük erkeklerle uğraşmak zordur. Çok yakın olmalarına izin verirseniz arsızlaşırlar. Bir mesafe koyarsanız şikâyet ederler." ... Konfüçyüsçülük ve Budizm, üremek için gerekli olmasına karşın dişil olan korkutucu ve yıkıcı görürken, Taoizm kadınları doğanın döngüsel sürecindeki örtülü bir güç ve düzenleyici ilkenin -Tao'yu olusturan öğelerin sonsuz etki lesim ve sürekli dönüşüm halinde olması- bir parçası olarak kabul etmiştir.
Sayfa 191·Kitabı okuyor