Sedat

Psikotik kişilerin kișisel gerçekliklerinde yasadıkları sorunlara bir mesafe kazanmalarına iliskin zorluklar hakkındaki ilk psikanalitik formülasyonlar bu hastaların yakalandıkları açmazın ruhsal enerileriyle bağlantılı yönünü vurguluyordu. Buna göre, varoluşsal dehşet yaşantısından kurtulmak icin savasırken o kadar cok enerji harcıyorlardı ki gerceklik sınaması hizmetinde kullanılacak enerji kalmıyordu geriye.
Yani şöyle diyebilir miyiz hocam; kendini anlamlandırmak, varlık sorununu çözmek ve belki de kendini varettikten sonra anlaşılmak istemek o kadar başta giden ağır bir yük ki doğruluğun ölçütünü bulmanın yanında hakikat arayışına girme enerjisi kalmıyor. Peki, şu soruyu sormak isterim: kendimizi gerçekleştirmek istememizin altında zaten ölçüt aramakta yatmaz mı yani birlikte de giden bir aşama değil midir bunlar? Elbette sağlıklı düşünemeyen kişilerden bahsediyor fakat bunu hepimiz az ya da çok deneymliyoruz.
Bu zor bir soru sayın hanfendi, Hasta için varoluşsal dehşet kendisini aramasının bir sonucu değil de mevcut duygu-düşünce bütünlüğünün varolan dünya ile barışamaması olabilir. Yani şöyle diyebiliriz: biz ortak sağduyu içinde ölçütlerimizi oluşturup kendimizi gerçekleştirmek isterken o kişi zaten halihazırda o ortak sağduyu sınırının dışında varoluş dehşetine karşı o kadar enerji harcar ki ortak sağduyu(gerçeklik) sınırının içine gelmeye enerjileri kalmaz. Biz gerçeklikle uyumlu ölçeklerden bahsederken onlar gerçeklikle henüz barışmamışlardır. (Tamamen yorumsaldır subjektiftir bilimsel ve kuramsal geçerliliği yoktur😁)
Reklam

Sedat

, bir kitap okudu
7/10
·517 syf.·
2025 5. kitabı
Jack London
8.9/10 · 134,6bin okunma
Günah değilse overrated bir eser olduğunu düşünüyorum.
Önceki 1 yanıtı göster
Miheme
Miheme
abartılmış ya da balon anlamlarına gelebilir diyebiliriz :)
1 yanıtı göster

Sedat

, bir kitap okudu
7/10
·517 syf.·
2025 5. kitabı
Jack London
8.9/10 · 134,6bin okunma
Günah değilse overrated bir eser olduğunu düşünüyorum.
Türk ulusal kimliğinin inşası
Birinci dönemi oluşturan Milli Mücadele (1919-1923) yıllarında Türk ulusal kimliği, baskın bir dinî karaktere sahip olmuş, milliyet Müslümanlıkla tanımlanmış, reelpolitiğin bir yansıması olarak, resmî politik söylem etnik çoğulculuğu veri olarak almıştır. 1924-1929 döneminde dinî tanımdan radikal bir kopuş gerçekleştirilmiş, çoğulcu söylem terk edilmiş, Türk ulusal kimliğinin Cumhuriyetçi karakteri temel tanımlayıcı olmuştur. Dinin hem siyasî hem de sosyal görünürlüğünün yok edilerek yalnızca "vicdanlarda ve mabetlerde" yaşanmasını öngören militan bir sekülarizm, Cumhuriyetçi tanıma asıl rengini vermiştir. Bu tanımın şiarını, "dilde, kültürde ve ülküde birlik" oluşturmuştur. Hukukî-siyasî bir mahiyet arz eden Cumhuriyetçi tanımın politik muhtevası, hukukî muhtevasına kıyasla çok daha belirleyici bir öneme sahip olmuştur. Bu tanıma göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve Türkçe konuşan, Türk kültürüyle yetişmiş ve Cumhuriyet ülküsüne sadık herkes, Türk olarak kabul edilmekteydi. Türk ulusal kimliğinin Kemalist inşa sürecinde üçüncü safhayı (1929-1938), ulusal topluluğu etniklik ekseninde tanımlayan ve ortak köken duygusunu temel alan irkî soya dayalı motiflerin, Cumhuriyetçi tanıma eklemlenmesi çabaları oluşturmuştur. Bunun sembolik düzeydeki yansıması, "dilde, ekinde (kültür), kanda birlik'in yeni ulusal şiarı oluşturmasıdır. Cumhuriyet ülküsünün cezbedici bir ideal olarak zayıflığı, ortak köken duygusunu ortak payda olarak alan, mitik ve sözde-bilimsel irkî/soya dayalı ulusal süreklilik tezinin Türk ulusal kimliği içinde yapısal bir değer kazanmasına yol açmıştır.
Sayfa 16 - İletişim yayınları
Tarih
Militan sekülarizm bal olsaymış.
Nerde o eski militan sekülarizmciler
1 yanıtı göster
Kamyon arkası sözleri derleyip kitap yazanların finansal güçleri sayesinde hergün 1000k'da karşıma çıkmaları, milletin Allah'ının aslında para olduğunun çok net gösteriyor. Yoksa böyle bir eziyeti hiç bir müslüman başka bir müslümana yapmaz.
Alıp okusak acaba bu işkenceye son verirler mi! diyecem de ben kitaplara para vermem hele bunlara asla vermem 🤨
Son vereceklerini sanmıyorum:( para kullanarak bu işi çözemeyiz gibi, bu onların uzmanlık alanı. Örgütlenip idare binasını basıp kamulaştırırsak belki bir sonuca varabiliriz😤
1 yanıtı göster