Rüya adlı yapıt bünyesinde iki öyküyü barındırıyor. İlk öykü ise Şçigrovsklu Hamlet'tir. Kelimelerin terminolojisine bakmayı her daim severim. Çünkü yapıtların izlerini gösterir bizlere. Hamlet= Küçük köy, niceliği az ve benzeri anlamlarına gelmektedir. Buradaki Hamlet özgün olamayan Vasili Vasilyiç'tir. Evet esaslı bir kelime özgün değildir bu şahsiyet. Çünkü ismini söyleyemeyen özgünlüğü ile de özgürleşemeyen karakterdir. Dilim sert değil aksine dilimin kemiğinde (olmadığını biliyorum mecazen:) şu vardır: İnsan kendi yerini kurandır enginliği, erdemliği ve benliğiyle. Kelime, kelime, kelimeler... İnşa edilmiş Hamlet ile. Anlamında köy vardır. Bu köy verimliliğin, çalışkanlılığın timsalidir bizlere. Tıpkı bu köyün sahibi Vasili gibi. Fakat küçüktür. Çünkü benliğini onayamamıştır kendine. Saygı çerçeve misali bir şablondur kişinin kendi adına ve/ya biz insanlar adına. Aristo'nun ölçülü davranma felsefesinin izi biz insanoğlunu ilgilendirip bilgilendirmeli. Hamlet olun fakat kendi ölçünüzün nizamını kendi erdeminizle sağlayın ki "Soğuk umutsuzluğun zehirli sevincini öğrenmiştim." Yerini sıcak mutluluğu tatlı sevince katabilip öğrenebildim sözüne bıraksın. İyi okumalar dilerim. :))