Emma’yı aşık olmuş, ama karşılık bulduğu konusunda biraz kuşku içinde görmek isterim; ona iyi gelir. Ama etrafta onu cezbedecek kimse yok; evden uzaklaştığı da yok.
Emma’yı ailenin en zekisi olmak şımarttı. On yaşında on yedi yaşındaki ablasının kafasını karıştıran sorulara cevap verebiliyordu. Her zaman hızlı ve kendinden emindi; Isabella yavaş ve mütevazıydı. On iki yaşından beri Emma evin, sizin, her şeyin hanımı. Onunla baş edebilecek tek kişi annesiydi, onu da kaybetti. Annesinin yeteneklerini almış, o yüzden annesinin idaresi altında olmalıydı.
Kalp atışları giderek zayıflarken sanki gizliden gizliye ağlayan ölümün eşiğindeki bir adamın kafasındaki, çılgın cümbüştü bu şiir. Haşmetli bir ritim içinde kozmik çatışmaların hengâmesine, yıldızlarla dolu yerleşimlere, soğuk güneşlerin vurucu etkisine ve nebulaların karanlık boşluktaki parlayışına doğru savruluyordu.