Lakin yetmiş altı yaşında, siyah mermerden mezar taşının karşısında dururken, ölülerin kimsenin gözünün yaşına bakmadan yok olduklarını ve artık ne vicdan azabının, ne merhametin ne de sevginin onlara bir şey kazandırabileceğini kabul etmesi gerekiyordu.
Genç kız onun için serin bir su gibiydi. Kaynaktan çıkan soğuk bir suyun görüntüsü gelip çocukluğunun kaplıca cehenneminden hafızasında kalan görüntünün üzerine binerek onu bulandırdığında, doktor çıkalı çok olmuştu.