Âkif bir bardak su içmiş. Pencereden vuran gün ışığı, koyu renkli kâğıda düzgün el yazısı ile nakış gibi işlediği on kıtayı aydınlatıyormuş. Şiiri göz hizasında tutmuş. Boğazını temizlemiş ve okumaya başlamış;
"Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak..."