Burcu

Tesadüf büyük bir kanundur. Kimini yok yere kahraman, kimini haksızca hain yapan merhametsiz bir kanun...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mustafa Kemal Paşa kabadayı adamdı. Dünya gazetelerinin ulumasına aldıracak tiplerden değildi. Cavit'i astırdığı gibi mason localarını da kapatmaktan çekinmedi. Bu da Mustafa Kemal Paşa'nın en müspet icraatından biridir. Çünkü bu localarda mason kardeşliği adına devletin en gizli işlerini Yahudiler, Rumlar ve Ermeniler öğreniyor ve bunların hepsi yabancı casusu olduğundan düşmanlarımızca bilinmedik devlet sırrı kalmıyordu. İşte, Mustafa Kemal Paşanın ittihatçılardan tiksinmesi, çevresindeki komünistlerin de çok ustaca ve sinsice telkinler ile Türkçülere karşı oldukça çekingen davranmasına sebep oluyordu. Fakat bu arada Türk ocağı kapatılarak teşkilâtlı tek milliyetçi grup ortadan kaldırılmıştı.
Fakat İsmet Paşa bu mümâşâtın memlekette komünizmin yayılmasına sebep olacağını hiç düşünmüyordu. Hattâ daha ileri gidiyor; Şevket Süreyya, Vedat Nedim gibi komünizmden mahkûm olmuş kimseleri toplayan ve Yakup Kadri tarafından çıkarılan Kadro dergisine kendisi de yazıyordu. Bunun, millet üzerinde ne kadar yıkıcı tesir yapacağını düşünemiyordu. Komünizmi Moskofçuluk diye bilen millet, Moskofçuların türlü türlü mühim işlerin başına getirildiğini görünce ister istemez kırılıyor, şüpheye düşüyordu. Bir kısmı ise başka türlü düşünüyor, komünizmin e onun neticesinde Rusya'nın tehlikeli bir şey olmadığı düşüncesine varıyordu. Bu Rus dostluğu bazen millî izzeti nefisten fedakârlık derecesine bile vardırılıyordu. Meselâ 1935 Ekiminde Ankara'da Türk ve Rus millî takımları arasında yapılan karşılaşmayı proletaryanın burjuvaziye karşı zaferi diye göstermeğe başlamışlardı.
Kendisi bir koltuk kaybettim sanıyor. Koltuk değil, bir güler yüz kaybetti. Tarihin güler yüzünü hiç bir zaman göremeyecek, ebedî hüküm ona iyi bir ad vermeyecek. Tarih, yakışmadıkları yere çıkanları bağışlamamıştır. Her dramın bir baş kahramanı olur. Hepsi de birbirinden üstün olmak üzere bunun üç kahramanı var: Haşan Âli Yücel, Falih Rıfkı Atay, Nevzat Tandoğan... Hiç bir şövalye romanında eşi olmayan üç kahraman, üç silâhşor...
Dramın yazılışında müellifin, şüphesiz bir de ilham perisi vardı. Eser sahneye konurken suflörlük dahi eden bu ilham perisi dendiği zaman gözlerde kıvılcımlaşan hayalin güzelliği ile bunun çirkinliği arasındaki yakışıksızlığı bilmiyor değilim. Her şeyi ezelde Tanrı yazdıysa "İsmet İnönü"ye "Moskof dostluğu"nu yakıştırmış... Yok, bir zehaba göre kendi kaderlerini insanlar çizi orsa, onu İsmet İnönü kendi adı ile birleştirmiştir. Hiç biri değil de yalnız tesadüfse, ona da verilecek cevap yok. Tesadüf büyük bir kanundur. Kimini yok yere kahraman, kimini haksızca hain yapan merhametsiz bir kanun...