Onu, asılmaya giden bir idam hükümlüsüne benzetiyorum. Arabayla upuzun bir sokaktan başka sokağa sapılacak; korkunç meydan o ikinci sokağın öbür ucundadır! Bana öyle geliyor ki mahkûm bu sefil arabayla yola çıkarken önünde bitmez tükenmez bir hayat varmış gibi bir duygu içindedir. Ama evler bir bir geride kalır, araba yola devam eder. Gene de önemi yoktur bunun, ikinci sokağa sapmaya çok var daha...