Tek düze yaşamaktan, evliliğinden, çocuklarından, mevcut hayatından sıkılan ve heyecan arayan bir kadın ile karşılaşıyoruz kitapta. Başarılı bir avukat ile sürdürdüğü evliliğinde heyecan olmadığını düşününce, bir gönül macerasına atıyor kendini. Kadının yaşadığı vicdan azabı ve sürekli tehdit altında olması yüzünden nasıl mahvolduğunu, tedirgin ve uykusuz bekleyişlerle dolu gecelerini, baskının bir insanı zamansız yıpratışını okuyoruz eserde.
Kitabı tek seferde kendi içeriğinden bir cümle ile özetleyecek olursam: "Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağırda olsa, hafifte, hiç bir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkütücülüğü kadar kötü değildir." derim...