koser

koser
@Koser
Yusuf Atılgan katilimdir.
Tüm dinler, nasıl kullanıldıklarına bağlı olarak, aynı derecede doğru ve aynı derecede yanlıştır. Onları egonun hizmetinde de, Gerçek'in hizmetinde de kullanabilirsiniz. Eğer kendi dininizin tek Gerçek olduğuna inanıyorsanız, dininizi egonuzun hizmetinde kullanıyorsunuz demektir. Bu şekilde kullanılan bir din ideoloji haline gelerek, yanıltıcı bir üstünlük ve insanlar arasında ayrılık ve çekişme yaratır. Ama Gerçek'in hizmetinde kullanılan bir dinin öğretileri, uyanmış olan insanların sizin de ruhsal bir farkındalık içine girmenizi, yani kendinizi biçim ile tanımlamaktan kurtulmanızı kolaylaştırmak için geride bıraktıkları yol tabelalarını ve işaretleri temsil ederler.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Başkalarının sizi nasıl gördüğü, sizin neye benzediğinizi ve kim olduğunuzu yansıtan bir ayna gibidir. Egonun öz-değer duygusu çoğu kez sizin başkalarının gözündeki değerinizle ilintilidir. O yüzden size bir benlik duygusu vermeleri için başkalarına ihtiyaç duyarsınız.
Sonuç olarak, dinler birleştirici olmaktan çıkıp, büyük ölçüde bölücü güçler haline geldiler. Tüm hayat formlarının tek bir bütün oluşturduğunu öğreterek şiddete ve nefrete son vermek yerine, daha çok şiddet ve nefret getirerek, hem insanları ayrıştırdılar, hem de sadece farklı dinler arasında değil, dinlerin her biri içinde de daha çok bölünmelere neden oldular. İnsanların kendilerini özdeşleştirdikleri ve kendi sahte benlik duygularını güçlendirmek için kullandıkları ideolojiler ve inanç sistemleri haline geldiler. Bu ideolojileri ve inanç sistemlerini kullanarak, kendilerini "haklı", diğerlerini "haksız" çıkarmaya ve böylece diğerlerini öldürmeleri gereken "düşman", "inançsızlar " veya " kâfirler " olarak tanımlamaya başladılar. Böylece, "Tanrı"yı insanın suretinde yaratma gayreti içine girdiler. Ezeli, ebedi, sonsuz ve tanımlanamaz olan bir varlık, insanların "benim tanrım" veya "bizim tanrımız" olarak inanması ve tapınılması gereken zihinsel bir puta dönüştürülmüş oldu.
Günah büyük ölçüde yanlış anlaşılmış ve yanlış yorumlanmış olan bir sözcüktür. Yeni Ahit’in yazıldığı eski Yunanca’dan birebir sözcük anlamıyla tercüme edildiği takdirde, günah işlemek (bir okçunun nişangahı ıslakaması gibi) hedefi tutturamamak anlamına gelmektedir. Bu açıdan baktığımızda günah işlemek, insanın var oluş nedenini anlayamaması, beceriksizce ve bir kör gibi yaşaması, dolayısıyla hem ıstırap çekmesi, hem de ıstıraba neden olması demektir.
Sayfa 19·Kitabı okudu

koser

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.·
22 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2023 21:02
·
2023 47. kitabı
Karl Marx
9.1/10 · 360 okunma