"Cenab-ı Hak insanı kendi sureti üzere yarattı; insan da saati kendine benzer icat etti..." derdi. Bu fikri çok defa şöyle tamamlardı: "İnsan saatin arkasını bırakmamalıdır. Nasıl ki, Allah insanı bırakırsa her şey mahvolur!" Saat hakkındaki düşünceleri bazen daha derinleşirdi: "Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!"
"Geleneksel cinsel eğitimin tuttuğu yol, cinsel yaşamın olumsuz biçimde değerlendirilmesi ve bu konuda tıbbî değil, ahlâkî kanıtların öne sürülmesiydi; bunun sonucu sinir hastalıkları ve sapıklıklardır. Çıplaklığı kabul eden bir eğitime karşı çıkmak, cinsel etkinliğe düşman geleneksel eğitime izin vermek olur. Öte yandan, cinsel eğitimin amaçlarını oldukları gibi saklayarak çıplaklığı kabul etmekse, her türlü uygulama girişimini olanaksız kılan, çocuğu eskisinden daha tatsız duruma düşüren bir çelişkiye yol açar. Cinsel eğitim alanında ilericilikle gericiliği uzlaştıramazsınız, çünkü cinsel güdüler kendi iç yasalarını izler."
"Mater dolorosa (kederli Meryem) inancının kendisiyle fazla ilgili değildir. Üzerinde durdukları, günümüzün toplumsal ve psikolojik güçlüklerine bir çare olarak, inanca inanmak gereğidir."