Yaratılış kitabının en başında bize Tanrı'nın insanoğlunu balıklar, kuşlar ve tüm yaratıklar üzerinde egemenlik kursun diye yarattığı söylenir. Yaratılış kitabını yazan insandı elbette, at değil. Tanrı'nın insana hayvanlar üzerinde egemenlik kurma iznini verip vermediği pek belli değil. Daha akla yakın olanı, insanın inekle at üzerinde kurduğu egemenliği kutsasın diye Tanrı'yı yaratmış olması. Evet bir geyiği ya da ineği öldürme hakkı insanoğlunun üzerinde görüş birliğine vardığı tek şey, en kanlı savaşlar sırasında bile.
Bu hakkı verili saymamızın tek nedeni hiyerarşinin en tepesinde olmamız. Ama hele oyuna üçüncü kişi girsin - kendisine Tanrı tarafından, " Bütün öteki yıldızlardaki yaratıklar üzerinde egemenlik kuracaksın," denen başka gezegenden bir yaratık- Yaratılış kitabını elde bir saymamız o an imkansızlaşır. Bir Marslının arabasına koşulan ya da Samanyolu sakinleri tarafından şişte kızartılan bir insanoğlu belki tabağındaki dana pirzolasını hatırlar da, inekten (çok geç olarak !) özür diler.