Zira insan, huzuru bulabileceği bir köşeyi kendi eliyle terk ediyorsa, onu rahatsız eden dünyanın gürültüsünden değil, kendi heveslerinden şikâyet etmelidir. Akıl, çoğu zaman kalbin gürültüsüne yenilir; fakat sonuçlarına katlanmak yine insanın kendisine düşer.
Zira insan, huzuru bulabileceği bir köşeyi kendi eliyle terk ediyorsa, onu rahatsız eden dünyanın gürültüsünden değil, kendi heveslerinden şikâyet etmelidir. Akıl, çoğu zaman kalbin gürültüsüne yenilir; fakat sonuçlarına katlanmak yine insanın kendisine düşer.
Bir yudum su gibi soluksuz kaldım,
Sensizliğin acısı her gün arttı.
Gözlerimde yüreğimin yangını,
Hasretinle yandım, kavruldum, sardı.
Ellerim arar senin sıcak tenini,
Sensiz geçen her anım bir zindan oldu.
Sözlerinle ördüğün sevgi örgüsü,
Şimdi içimde yaralı bir kuş oldu.
Sen gittin, ardında yalnızlık kaldı,
Gurbetin soğuk rüzgarları esiyor.
Hasretinle kavrulup yanıyorum,
Gözlerimden süzülen yaşlarla boğuşuyorum.
Sarılamadığın bedenin özlemi,
Yüreğimde bir yangın, bir hasret alevi.
Seninle olan anlarımızın kıymeti,
Şimdi gözyaşlarımın tuzlu sebebi.
( Buda senin sözünün devamı olsun ) :)