Yasak olduğu halde sana arkadaşça bir sır veriyorum. "Cennete ait bir efsane bu. Yeryüzünde bir filozof varmış. Yasa, vicdan, din gibi her şeyi inkâr eder, en önemlisi öteki hayata da inanmazmış. Ölmüş; doğruca karanlığa, ölüme gideceğini sanmış; bir de bakmış ki, önünde ölmezlik... Şaşırmış ve kızmış: “Bu benim inançlarıma aykırı,” demiş. Cezalandırmışlar onu. Yani, kusura bakma, duyduğumu söylüyorum, sadece efsane bu... Verdikleri ceza şuymuş; karanlıkta bir katrilyon kilometre yürüyecekmiş, ancak o zaman önünde cennet kapısı açılacak, affedilecekmiş...
İvan garip bir heyecanla sözünü kesti:
— Katrilyondan başka ne gibi azaplar var öbür dünyada?
— Ne gibi azaplar mı? Sorma! Eskiden pek o kadar değildi, ama şimdi en çok maneviyatla ilgili: “vicdan azabı” ve türlü saçmalıklar... Bu da sizden, “ahlâk yumuşatma” sisteminizden başladı.
"Şunu bilin ki, hayatımızda en yüce, en güçlü ve faydalı dayanağımız ana baba evinden kalma hatıralarımızdır. Size sık sık terbiyenizden söz açılır; dediğim gibi, güzel, kutsal çocukluğunuzdan kalma bir hatıra terbiyenin en iyisidir."
YABANCI: Onlar(Materyalist ve İdealistler), gözlerini halka indirmeyi düşünmedi, insanların konuşmalarında onları anlayıp anlayamadıklarına hiç dikkat etmediler. Herkes konuşmasına buna göre devam etti.