Samittin Kral

Leukkipos yoğun bulutlarda sıkışan ateşin güçlü bir şekilde fırlatılmasının gök gürültüsüne neden olduğunu iddia eder.
Bilim/Felsefe
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Ne Anaksagoras ne de "Büyük Dünya sistemi" adlı eserinde demokritos göksel cisimlerin canlı varlıklar olduğunu düşünmüştür.
Bilim/Felsefe
"Derler ki, Demokritos tek bir nedensel açıklama bulmayı Perslerin kralı olmaya tercih edeceğini söylemiştir"
Felsefe
Şeytanın Sözleri
"Bence hiçbir şeyi yıkmamalı, sadece insanların kafasındaki Tanrı hayalini yok etmeli; işe bundan başlamalı. Ah, anlayışı kıt körler! İnsanlık, tüm olarak Tanrısızlığı kabul ederse (bu devrin aynen jeolojik devirler gibi geleceğine inancım var); kendiliğinden, yamyamlığa başvurmadan çözülür bu dava. Eski görüşler, özellikle bütün eski ahlâk kuralları yıkılacak, her şey yenilenecek, insanlar hayattan, sadece bu dünyada alabilecekleri mutluluk ve zevkleri tatmak için birleşecekler. İnsan ruhu tanrısal devliğe ulaşmış bir gururla yücelecek, tanrısal bir insan doğacak. İradesiyle, bilimlerle doğayı her an alabildiğine alt eden insan bundan durmadan öyle yüce bir zevk alacak ki, bu ona gökten beklediğini unutturacak. Hepsi, sonradan dirilmesi olmayan ölümlüler olduklarını öğrenerek ölümü ağırbaşlı, tanrısal bir soğukkanlılıkla kabullenecekler. Hayatın kısacık bir andan ibaret olduğunu anlayarak, gururun doğurduğu sitemleri unutacak, hemcinslerini çıkar gözetmeden sevecekler. Aşk ancak ömrün kısa bir zamanını doyuracak; bu kısalık fark edilecek, eskiden olduğu gibi “ölüm ötesinde sonsuz sevgiye” bel bağlamadan, olanca güçle sevmek bilinecek... vesaire, vesaire, buna benzer şeyler."
Sayfa 864·Kitabı okudu
Cizvitlerin Günah Çıkarma Hücreleri
İhtiyar bir papaza yirmi yaşlarında, sarışın, Normandiyalı bir kızcağız gelir. Kafese doğru eğilerek papaza günahını fısıldamaya başlar. “Aman kızım, gene mi günah işledin?” der papaz, “Ah, Sancta Maria, hem de başka birisiyle, ha! Ne zamana kadar devam edecek bu, utanmıyor musun hiç?” Kız, gözyaşları içinde, “Ah mon père, ne yapayım,” der. Ah pederim, bu ona öyle bir zevk, bana da o kadar az zahmet veriyor ki! Cevaba bak. Ben bile pes ettim: Tabiat ananın haykırması bu; bakirelikten iyi bence! Kendi hesabıma günahını affettim, gidecektim, ama gene de dönmek zorunda kaldım. Bizim papazın, hücre deliğinden, kıza o gece için randevu verdiğini duydum."