Sinan Tural

Sinan Tural
@Kratch
- - - - - - - - - - - - - - - Hayat, o kadar zor mu? Atılır mıyız oyundan, benzemezsek onlara Bahane mi lazım Mazeretimiz mi kalmamış? Çok ayıp olmuş, Çok ayıp olmuş.. Mor Ve Ötesi ~ - - - - - - - - - - - - - - -
Belki yeniden işe başlarız; yeni, zengin topraklarda, Kaliforniya'da?.. Orada meyve yetişiyormuş, yeniden başlarız!.. Ama nasıl başlarsın?.. Yalnız bir çocuk başlayabilir. Sana bana gelince., biz geçmişte kaldık. Bir öfke, binlerce düş; bütün bunlar biziz... Bu toprak, bu kızıl toprak biziz; sel yılları, toz yılları, kuraklık yılları, hepsi de bizleriz. Biz yeniden başlayamayız. Eskiciye dertlerimizi, ahlarımızı sattık., hepsini satın aldı, ama daha içimizde duruyor; toprak sahipleri bizi kovdukları zaman, bu kovulan insanlar bizdik. Traktör evi yıkmadı, bizi yıktı... Yaşadığımız süre yıkık kalacağız. Ne Kaliforniya'ya, ne de başka bir yere... Her birimiz acılarımızla birlikte yürüyen, acılardan oluşmuş bir geçit töreninin başında giden davuluz... Ve bir gün bu ıstırap ordusu aynı yönde yürüyecek. Hep birlikte yürüyecek ve bu yürüyüşten korkunç bir terör doğacak.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ana
Kendine güvenen, şefkatli bir havası vardı. Bütün trajedileri denediği, acı ve ıstırapları yüksek bir durgunluğa ve insanüstü bir anlayışa varmak için birer basamak saydığı ela gözlerinden anlaşılıyordu. Ailenin bir kalesi olduğunu, yerinin düşürülmeyecek berkitilmiş bir yer olduğunu biliyor, bu durumu kabul ediyor ve bundan ötürü memnun görünüyordu. Ana, korku ve acıyı kabul etmedikçe ihtiyar Tom'la çocukların da korku ve acı nedir bilmeyeceklerini anladığı için her zaman kendi kendine bu duyguları yadsırdı. Aile üyeleri hoşa gidecek bir şey olduğu zaman ananın da hoşuna gidiyor mu diye yüzüne bakarlardı. Ana eksik malzemeyle neşe yaratmayı çok iyi bilirdi. Ama neşeden de iyi olan şey, soğukkanlılıktır. İnsan her zaman ihtiyatlı olmalıdır. Ananın ailedeki bu büyük ve alçak gönüllü yeri ona bir soyluluk, temiz ve duru bir güzellik vermişti. Ailede her derde çare bulması, herkesin yarasına merhem olması onun ellerini kendinden emin, sakin ve soğukkanlı yapmıştı. Her tartışmada hakem olduğu için yargılarında da bir tanrıça kadar duygulardan uzak ve yanlışsız olmayı öğrenmişti. Sanki kendisi bocaladığı zaman ailenin de sarsılacağını, ayağı gerçekten sürçtüğü, ya da umutsuzluğa uğradığı zaman ailenin de yıkılacağını, ailenin de yaşama ve çalışma isteminin kaybolacağını biliyordu.
Alıntı
Sıra sıra otomobiller... Radyatörleri fırlamış, paslı, lastikleri dümdüz olmuş otomobiller. Hepsi yan yana park etmiş. Bir kere içine oturup da görmek istemez misiniz? Tabiî efendim, zahmet de ne demek? Ben onu sizin için ileri alayım da bakın. Herifleri minnet altında bırak. Bırak, zamanını alsınlar. Zamanını aldıklarını onlara unutturmamaya bak. İnsanlar genellikle iyidirler. Seni ziyana sokmak istemezler. Sen önce kendini ziyana soktur, sonra da sen onları ziyana sokarsın.
Alıntı
— Buraya gelen herif öyle kibarca laflar etti ki, sorma. "Buradan çıkıp gitmelisiniz. Bu benim suçum değil!" dedi. Ben, "Peki ama, kimin suçu?" dedim. "Bu kimin işiyse gidip herifi yola getireyim" dedim. "Bu, Shawnee Toprak ve Hayvan Ürünleri Ortaklığı'nın işidir. Ben onlardan emir aldım." dedi. "Bu Shawnee Toprak ve Hayvan Ürünleri Ortaklığı dediğin de kimdir?" dedim. "O, bir insan değildir. Bir ortaklıktır." dedi. İnsan deli olur be!.. Canına okuyacağın bir insan yok ki karşında canına sıçasın. Herkes saldıracak birini aramaktan bıktı, usandı, ama ben bıkmadım. Ben hepsinin canına okuyacağım! Burada kalıyorum!..
Alıntı
Joad kırık camları ve taşları gösterdi:  — Çocukların işi... dedi. Pencere kırmak için cehenneme bile giderler. Ben de küçüklüğümde yaptım bu yaramazlıkları. Bir evin boş olduğunu nasıl da anlarlar, nasıl kokusunu alırlar?.. Bir ev boşalır boşalmaz çocukların yapacağı ilk iş budur.
Alıntı