Kendi kendine eşya toplayan, bunları bir köşede biriktiren her takıntılı kişinin arkasında bir kalp kırıklığı, derin bir dert, açıklanması zor bir ruhsal yara olduğu anlamına geliyordu bu soru. Benim derdim neydi? Sevdiğim biri ölmüştü de, cenazesinde yakama resmini takamadığım için mi dertliydim? Yoksa, tıpkı bu soruyu soranınki gibi derin derdim hiç ifade edilemeyecek, utanç verici bir şey miydi?
Birçok duygusal film izledim ağlatmadı ama sen ağlattın. Aşkı iliklerime kadar hissettim. Bazı yerlerde kendimi bulduğum,hayal ürünü olduğuna hâlâ inanmadığım bir kitap. İnsanın aklında hep:" Acaba roman kahramanı yazar mı? " sorusu dönüp dolaşır. Kitabı okuduktan sonra elinize telefonu alıp kişileri araştırmayı es geçmeyeceksiniz. Orhan Pamuk diğer yapıtlarında da başarılı olduğu gibi bunda da son derece başarılı. Hatta bu zamana kadar okuduğum en iyi Orhan Pamuk kitabı. Şimdilik bu kadar yazıyorum ama devamı gelecek. Ne yazsam az gelir. :))
Söylenecek çok şeyi hakkediyor bu kitap iyisiyle kötüsüyle. Toplumumuzun sorunlarından biri olan ırkçılığı ve de alışılagelmiş iki aşığın hikayesi. Karakterin başına gelen çoğu şeyin aslında geçmişteki travmatik olaylardan kaynaklı olduğunu göreceksiniz. Ve de her kitapta olduğu gibi kendi yaşadıklarınızla özdeşlestireceksiniz . Kimi zaman sizi duygulandıracak kimi zaman da sevindirecek anlara tanık olacaksınız.
Bir Kürt SevdimDilek Bilgiç Esen · Müptela · 20228bin okunma