"Sen ne zaman gelip gittin? Daha sabahın körü..."
"Seni uyarmak için geldim. Bir dahaki sefere çizerim arabanı."
"Senin yaptığını anlarım ki..."
"Anlamamak için salak olman lazım.Adımı soyadımı yazarım baştan aşağıya."
Bir gece yarısı, müşahede odasındaki yatağında huzurlu olmasa da derin olduğu anlaşılan bir uyku hâlindeydi. Yatağının çevresini saran birkaç kişi onu yaka paça odadan dışarıya çıkarmaya çalışıyordu. "Ne oluyor, ne yapıyorsunuz?" diye ortalığı ayağa kaldıracağı sırada çevresindeki hasta bakıcı ve hemşireler den oluşan bariyer'in içinden biri sivri iğneyi koluna sapladı.