Kübra Sinem Ayaz

Kübra Sinem Ayaz
@Ksc1
Türkçe öğretmeni
Lisans
21 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
“Sevgilinin aşkına tutulduğum ilk zamanlar feryatlarım komşularımı uyutmuyordu. Şimdi feryatlarım azaldı, aşkım arttı. Zira ateş alevlendiği zaman dumanı kalmaz.” (Mevlana)
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Gül, ‘çiçek’ demektir ve bütün çiçeklerin şahı olduğu için biz onu gül olarak bilir, diğerlerini başka isimlerle anarız. Mesnevi de bir şiir formudur ama bütün mesnevilerin şahını o yazdığı için mesnevi deyince onun kitabını hatırlarız. Hani Molla Cami’nin ‘Ben o yüce yaratılışlı hakkında ne söyleyebilirim ki?!.. Peygamber değildir ama kitabı vardır.’ dediği gibi.”
“Derler ki Mevlana yanmaya hazır bir kandil idi; Şems geldi, çerağı ile bu kandili tutuşturdu. Bu doğru ama yanan kandil hem kendini hem çerağı yaktı, ortada ikisinden de eser kalmadı, yalnızca bir aşk çerağı parladı ardından. Öyle bir çerağ ki yüzyıllar boyunca yüzbinlerce gönlü aydınlattı, yaktı, kavurdu. Onu sevenler pervaneler gibi bu çerağın etrafında döndüler, dönerken yandılar. Şairin dediği gibi: Döndükçe etekler yelpazelenir Döndükçe gönülde aşk tazelenir”
“Şems bir ayna idi; kusurlarını, çirkinliklerini gösteriyordu insanlara. Her zaman olduğu gibi onlar da kusurlarını düzeltmek yerine tutup aynayı kırmayı yeğlediler.”
“Sultan Veled’in ifadesiyle: “Damlaydı, deniz oldu; yüceydi, aşkla daha da yüceldi. Aradığı kendinde göründü, feryatlar ederek coştukça coştu. Aşk denizi köpürüp çağlıyordu.”