“Şark metinlerinde klasik bir hikaye vardır: Bütün zamanların en büyük aşığı bülbül, sevgilisi gülün açıldığı anı merak eder, onu görmek için saatlerce goncanın karşısında göz kırpmadan beklermiş. Gül ise bir türlü açılmak bilmezmiş. Bülbül bütün gece boyunca gözlerini ovar, bedenini gagalar hatta dikenlere dokunarak uyanık kalmaya çalışırmış. Nihayet tanyeri ağarırken bir an için dalar, o tedirginlik ile hemen silkinir gözlerini açarmış. Ama ne çare, Gül açılmış bile...”
“Celaleddin’i çocukluğunda babasının arkasında yürürken gören Muhiddin Arabi’nin ‘Ne acayip bir şey görüyorum, güneş ayın arkasından gidiyor !..’ sözündeki hikmet yeni yeni tecelli etmeye başlıyordu.”