“Aşkın aldı benden beni
Bana Sen’i gerek Sen’i
Ben yanarım dün ü günü
Bana Sen’i gerek Sen’i
Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana Sen’i gerek Sen’i
Cennet, cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver Sen anı
Bana Sen’i gerek Sen’i”
“Söyle Yunus’um, durma, söyle. Dağlara söyle, taşlara söyle; kurtlara söyle. Senin nasibin sevgiden yana olsun, sevgiyi söyle. Her ne ki sana gerekir, başkalarına da söyle. Söylemek için yol ara, iz belle, söyle. Senin kalbinde olanı halka aç da söyle, aynandan güzellikleri eşyaya yansıt da söyle. Söylemek için diyardan diyara dolaş, en ücra yurtlara ulaş da söyle. Söyle Yunus’um söyle!”( Taptuk Emre)
“Yüce Tanrı’m, görklü Tanrı’m! Sana yöneldim, sana sığındım, aşkın beni benden aldı, gece ve gündüz yandırdı. Attık ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim , varsa yoksa, aşkın ile avunurum. Yüce Tanrı’m, görklü Tanrı’m! Aşkın nefsimi öldürdü, gönlümü aşk denizine daldırdı, beni tecelliyle doldurdu. Attık beni öldürseler, külüm göğe savursalar, yine derim, bana Sen’i gerek Sen’i! Yüce Tanrı’m, görklü Tanrı’m, bana Sen’i gerek Sen’i!”