Duygulardan mahrum çocuklara bir şey öğretmek, terbiye usûlünde görülen sıkıntıların en büyüğüdür. Fikirleri daima havadadır. Her şeyi dinler, fakat hiçbir şeyi hissetmezler.Toplumlara ait olan müşterek iradelerin, aslında fert düzeyindeki olayların büyük birer ölçeği olduğunu nazarı dikkate alırsak, fikirlerin dünyayı yönetebilmesinin ancak duygulara dayanmasıyla mümkün olabileceğini göreceğiz.
Mutluluk; refah ve servette yahut sağlık ve şöhrette değildir. Mutluluğu bulmak isterseniz kendinizde arayın. "Mutluluk bizim ruhumuzun derinliklerinde, bizim en samimi benliğimizdedir." (Dubois)
Aslında "... insan, mutluluğa ulaştıran yolu yeteri kadar göremiyor. Mutluluğu yalnız muhtelif heveslerinin onu tatmininde, maddî ve fikri hazlarda, refah ve servette arıyor. Fakat gerçek mutluluk, ne kadar meşru olursa olsun, yalnızca bu heveslerin tatminiyle sağlanamaz. Dünyaya gözlerini açmanın verdiği mesut bir tesadüf, hayatın getirdiği talih veya şahsi emeklerle kazandığımız bu ayrıcalıkların tamamı büyük keyifler ve geçici mutluluklar üretir. Hiçbir kimse yoktur ki vakit vakit, 'Mutluyum, memnunum, işlerim iyi gidiyor, bulunduğum mevki gayet iyi,sağlığım mükemmel, aile saadetim yerinde..." diye ferahlanmasın.
Öğrendiklerimiz yalnız zihnimize yerleşmekle kalmamalı, zihnimizin derinliklerine nüfuz ederek uzun uzadıya süren tefekkürlerle harmanlanmalı; küçük bir tohumdan ibaretken zihnimizde bulduğu uygun fikirlerle birleşerek gittikçe büyümeli... O kadar büyümeli ki bütün benliğimize nüfuz ederek rastladığı faydalı ruhsal unsurları kendine çekip büyük bir sonuç meydana getirecek kuvvette olmalı. İşte bu müspet ve verimli çalışma için olmazsa olmaz bir husus vardır. Bu husus, düşüncemizi mütemâdiyen üretecek, tekrar tekrar çabalar sarf edecek sağlam bir iradeye sahip olmaktır. O hangi sağlam azimlidir ki, gördüğünü, işittiğini ve öğrendiğini beyninde daima böyle çiğneye çiğneye büyütür; misafirhaneye yerleşmiş bir seyyah misali olduğu yeri terk etmez, tam tersine o fikir kendi mülkü olana kadar daimi çaba sarf ederek söz konusu fikrin zihnine yabancı kalmasını engeller?