Kitabı okuduğum için kendimi şanslı hissedenlerdenim, ünü için değil de içindeki kıymetli fikirleri okuyabildiğim için... Yazarının kafa karışıklıkları eğer ki düşünmekten kaçmaya çalışan biriyseniz sizi rahatsız hissettirebilir ama herkes size hayatın sadece o güzelliklerini göstermek zorunda değil aksine bazen fenalıkları da görmeliyiz, görmeliyiz ki çerçevemiz genişlesin ve o at gözlüklerini atalım. Gözlem yeteneği sayesinde kendinizi bazen akademisyen, bazen bir baba bazen bir öğrenci ya da kendinizle konuşuyormuş gibi bile hissedebilirsiniz. Kitabın ismine gelecek olursak muhtemelen stajyer bir öğretmenin sırf bilmiyorum dememek için öğrencileri geçiştirdiğini sandığı ama öğrencilerin, öğretmenin bilmediğini fark edip daha da üsteleyerek defalarca aynı soruyu sorduğu, sonucunda ise işlerin daha beter olduğunu aslinda bilmiyorum demekten korkulmaması gerektiği insanın her şeyi biliyor(muş) gibi göstermesinin daha kötü sonuçlar doğurabileceğinden yola çıkılarak koyuldugunu düşünüyorum. Son olarak elime bir kalem alıp satırları çizmeye başladım, baktım neredeyse hepsini çiziyorum ben de kalemi elimden bıraktım. Bu 2 kitapta daha başıma gelmişti biri "İnsanın acısını insan alır" diğeri ise "Göçüp gidenler koleksiyoncusu". Minnettarız gönlünüzün güzelliğini kitaba da yansıttığınız ve gerçek yaşamınızda da nahif bir insan olduğunuz için...
Bil-mi-yorumHüseyin Öztürk · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık(KDY) · 202124 okunma
Roman aynı zamanda o dönemleri de görmüş biri tarafından kaleme alındığı için benim gözümde daha kıymetli. Tarihi bir roman olduğu için de okuyucunun eğer tarihi bilgisi yoksa bağlantıları kurmakta zorlanabilir, tarihe ilgili olan bir insan için ise kesinlikle elinden düşürmek istemeyeceği bir kitap. Kitap sadece geçmişten bahsetmiyor, olayları günümüze de uyarlayabiliriz. Günümüzde de çağdaşlığı laikliği sadece giyimden ibaret sanıp kendi zihinlerini doldurmayan insanlar da mevcut, gerçek bir kalkınma için ise insanların zihinlerini doldurup kendilerini geliştirmeleri gerektiği kanaatindeyim. Yazarın da benimle aynı fikirde olduğunu düşünerek romanı bunun üzerine kurgulamış olduğunu düşünüyorum. Fikirlerimi uyması ve insanlarda bir uyanma hâli yaratacağını düşündüğüm için kesinlikle güzel bulduğumu söylemeliyim. Romanda uygun bulmadığım kısım ise Selma Hanım ve yakınındaki beylerin sürekli olarak birbirlerinden hoşlanmalarıydı. Sevgim Bitti diyerek bir insanımızda vazgeçilmesi beni rahatsız etti. Belki de o insan ülkeye kazandırılmaya çalışılabilirdi ve roman farklı bir şekilde ilerliyor olabilirdi. Bu dediklerim olsaydı kitabın kurgusu belki istenilen tadı vermezdi yazarın kurgusunu ve tasvir yeteneğinin olağanüstü olduğunu düşünüyorum çünkü böyle bir romanın tasvir edebilmek için ancak bunları yaşamış ve gözlemlemiş olmak gerekir.