Önce fıkra...
Cezayirli aile Fransa’ya göç eder. Ailenin tek evladı Hasan okula kaydettirilir. Okuldaki ilk gün Hasan’a öğretmeni adını sorar.
“Hasan” cevabı üzerine öğretmeni, “Biz Fransa’da Hasan adını kullanmayız. Fransız okulunda olduğuna göre Bundan sonra senin adın, Jean François olsun” der. Hasan okuldan eve döner. Annesi “Hasan evladım okuldaki ilk günün nasıl geçti” diye sorar: “Hasan’dan beklemediği yanıtı alır, “Biz Fransa’da Yaşıyoruz ve benim adım artık Jean François” Annesi yalvarır yakarır
“Biz Cezayirliyiz, biz Müslümanız” diye dil döker. Oğlunu ikna edemez.
Akşam Hasan’ın babası gelir. O da çocuğun inadını kıramayınca Hasan’ı döver.
Bir gün sonra yüzündeki kızarıklarla okula giden Hasan’a öğretmeni sorar, “Ne oldu benim küçük Jean François’ma böyle?”
Hasan cevap verir:
“Sormayın madam iki Arabın saldırısına uğradım."
Son yıllarda çölyak hastalığının korkunç hızlı yayılan problem haline gelmesinin sebebi, "buğdayı ıslah etme" adı altında yapılan çalışmalar esnasında, buğdayın içindeki glutenin yapısal değişikliklere uğramasıdır. Genetiği değiştirilen buğday, vücudun gluten dayanıklılığını yok ediyor ve çölyak hastalığına sebep oluyor. Bu ise, hazımsızlık, iştahsızlık, saç kaybı, halsizlik, depresyon, baş ağrısı, kas spazmları, anemi, sebebi bilinmeyen vücut ağrıları, kısırlık, romatizmal hastalıklar, vitamin yetersizlikleri, vücut döküntüleri gibi semptomlara sebep oluyor.