Kalp sonsuz bir boşluğa ait; Her şey var sanki içinde.
Bir bebeğin uykuya dalarken ki mırıltısı, bir yağmurun toprak kokusu,
Bir annenin oğlunun cansız bedenine damlayan gözyaşı…
Simsiyah boşlukla, küçücük yıldızların parlak huzmeleri, kahverengi bir göz, ufak bir ben, ıslak dudaklar...
Acı bir feryat, kırık bir gözlük, puslu ayna, bir saat, bir veda, belki de bir merhaba...
Küçük bir kalp ne çok şeyi sığdırır oysa;
Gözyaşı, umut, acı, gözyaşı.
Aşk, kan, revan, gözyaşı...
Küçük bir kalp ve onun küçük yası.
Aşkını saklar yalancı kahkahalarıyla, gülüşü bir dağ olur içindeki acılarla.
Küçük bir kalp ne çok şeyi sığdırır oysa.
Gözyaşları aynıdır derler. Oysa gözyaşının rengi saflıktır. Gözyaşları sadedir. Gözyaşı acıdır. Gözyaşı aşktır. Biraz tuzludur; zehirlidir.
Küçük bir kalp ne çok şeyi sığdırır oysa, küçük bir kalp ve onun küçük yası...”