Ve bu ne belli, ne belirsiz, bazen büyük bir korkuyla irade yorgunu bir kendini teslimden, bazen korkutucu bir karşı gelme çabasıyla kalp kuvvetinden oluşan bir savaş oldu.
Artık vücudu ve ruhunu hasta edecek kadar karşı koymaktan yorgundu; karşı koyamamak ona son cazibe, son neşe gibi geliyordu; arzu, bütün iradesini güçsüz bırakacak dereceye gelmişti; onun kokusuyla ölmek için yanına sokulduğu olu-yordu; o zaman sarhoş eden bir zehir kokluyor gibi sararıp ölerek titriyordu.