Bin Muhteşem Güneş, Afganistan’ın savaş yorgunu topraklarında kesişen iki kadının, Meryem ve Leyla’nın sarsıcı dayanışmasını anlatıyor. Hayatı boyunca hor görülen Meryem’in, hiç tatmadığı aile sıcaklığını Leyla’da bulup onun geleceği için kendi canından vazgeçmesi, kitabın en saf ve en acı verici fedakarlık anıdır.
Leyla ise bu büyük kaybın ağırlığına rağmen, Meryem’in hatırasını yaşatmak için hayata tutunup güçlü kalmayı seçer. Savaşın yıktığı hayatlar arasında bu iki kadının hikayesi; baskıya, şiddete ve ölüme karşı sevginin nasıl en büyük direniş olduğunu kanıtlıyor. Afganistan'ın karanlık yıllarında geçen bu dram, kadın ruhunun ne kadar yenilmez olduğunu gösteren bir başyapıt.