Kurt Karaca’nın Milliyetçi Türkiye’si Türk milliyetçiliğini yalnızca bir duygu değil, bir fikir ve yaşayış biçimi olarak ele alır. Bir ülkücü gözünden bakıldığında bu kitap, milliyetçiliğin köklerini geçmişte ararken geleceğe yön veren bir ülkü pusulası gibidir. Karaca, Türk milletinin varlığını yaşatan şeyin ırk değil; iman, töre ve ahlak olduğunu vurgular. Bu yönüyle eser, Ziya Gökalp’ten Alparslan Türkeş’e uzanan fikrî mirasın çağdaş bir yorumudur.
Kitapta gençliğe özel bir önem verilir; gençler yalnızca umut değil, aynı zamanda sorumluluk taşıyan dava neferleri olarak anlatılır. Milliyetçi Türkiye, duygusal bir hamaset değil, inançla yoğrulmuş bir fikir disiplinidir. Kurt Karaca, bağımsızlığın yalnızca siyasi değil, ekonomik ve kültürel yönleriyle de savunulması gerektiğini söyler.
Sonuç olarak Milliyetçi Türkiye, bir çağrıdır: Türk milletine yeniden diriliş, Türk gençliğine yeniden ülkü hatırlatmasıdır. Her satırıyla bir inancı, bir kararlılığı ve bir millete adanmışlığı taşır. Bu yüzden bir ülkücü için bu eser, sadece okunacak değil, yaşanacak bir doktrini hatırlatır.