Kübra Yazar

Kübra Yazar
@Kubrayazar
Puan vermedi·398 syf.··
2026 1. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 12:04
Kitabı alırken ismini okuyup tamamen merak ettiğim bir alan olduğu için aldım. Kitabı okumadan önce açıkçası İslam kaynaklarına göre peygamberlerin hayatlarını kronolojik olarak anlatacağını düşünmüştüm halbuki arka kapağında bu eserde,peygamberlerle ilgili haberler ele alınmış, bunlar ayetler ve sahih hadisler ışığında değerlendirilmiştir; İslami olmayanlar belirtilmiş ve çoğu zaman bu konuda otorite olan bir veya birden fazla müellife istinat edilmiştir diye belirtiliyor. Kitap Hz. Adem, Hz. İdris, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. İsmail ve Hz. İshak, Hz. Yusuf, Hz. Eyyub, Hz. Musa, Hz. Davut Hz. Süleyman, Hz. İlyas ve Hz. İsa olmak üzere 12 peygamberden bahsediyor.  Kitabın içeriği şu şekilde bir peygamberin başlığa atılıyor daha sonra onunla ilgili rivayetlerden bahsediliyor doğru olan rivayetler Kur’an ayetleri ve sahih hadisler ile destekleniyor asılsız olan rivayetlerde reddediliyor. Okurken hiç bilmediğim asılsız rivayetleri de öğrenmiş oldum.
İslam Kaynaklarına Göre Peygamberler TarihiAbdullah Aydemir · Türkiye Diyanet Vakfı · 202129 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ev İncelemesi
9/10
·504 syf.··
2025 7. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 22:44
"Herkesin evden anladığı başkaymış, öyle diyorlar. Herkesin evsizliği de başka o vakit." Çocukluğundan beri bir yere ait olamayan, sürekli ev değiştiren, bir türlü kök salamayan Seher'in hikâyesi. Yaşadığı kayıplar, hiç ait hissetmediği evler, odalar ve yarım kalan ilişkiler sonunda onu yollara düşürüyor. Portekiz'den başlayıp İspanya'ya kadar uzanan bu yürüyüşe Seher'in iç dünyasında geçmişe gidişleri, çocukluğundaki bir evden diğerine gidişleri, bir insandan başkasına geçişleri eşlik ediyor. Seher kitapta çoğunlukla akrabalarının, arkadaşlarının hatta sevgililerin ona iyi davrandıklarına onu sevdiklerine ama yine de ait hissedemediğine değiniyor. Hep bir ev arayışında. Bu evi bir insanda, bir şehirde bazen sadece kendine ait dört duvarda arıyor. Sürekli kendine soruyor ve bize de sorduruyor, neresidir insanın evi, diye. Yazarın kalemine gelecek olursak akıcı ve sadeydi bence. Anlattıklarını anlamak için yoğun bir çaba gerekmiyordu ama etkileyici, üzerine düşündüren cümleleri vardı kesinlikle. Son olarak Seherin o hırçınlığı, aksiliği, olumsuzluğu başlarda çok canımı sıkıyordu. Sonra düşününce ve okudukça hak vermeye başladım ona. O hayatı yaşayan ve üzüldüğü anıları kendine unutturan gün yüzüne çıkınca da kafasından bir saniye atamayan Bazen de bir kelimeyle geçmişe giden onu kıran anıları tekrar yaşıyormuş gibi hisseden bir kadın anlayışlı sakin ve uyumlu bir rol takınsaydı kendiyle yüzleşmeden kendini kabullenmeden (bu sürece şahit olduk eğer olmasaydık) sever miydim onu samimi bulur muydum sanmıyorum açıkçası. Sabırla o yolda yürür gibi okunmalı Ev. Yol da güzel yürümek de, yolun sonu da ev de.
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
Masumiyet Müzesi İncelemesi
7/10
·520 syf.··
2024 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2024 20:18
Öncelikle incelemem biraz spoiler içeriyor. Uyarımı yaptığıma göre kitabın konusundan bir özetle başlamak istiyorum incelememe. İyi eğitim almış İstanbul'un zengin ailelerinden birinin oğlu Kemal ile seçkin bir ailenin kızı Sibel nişanlanmak üzere. Kemal bir gün müstakbel nişanlısına Şanzelize Butik'ten bir çanta almaya gidiyor orada uzaktan akrabası olan ve yıllardır görmediği Füsun’u görüyor ve etkileniyor. Kemalin deyimiyle 44 gün görüşmelerinin (sevişmelerinin) ardından Sibel’le nişanlanıyor. Füsun nişan sonrasında sırra kadem basıyor. Kemal, Füsun'nun yokluğunda onu hatırlatan onun dokunduğu eşyaları biriktiriyor. Zamanla ve yaşanan gelişmelerle bu eşyalar giderek artıyor ve biriken eşyalar Masumiyet Müzesi'ne dönüşüyor. Kitapta yaşanılan dönemin siyasi sosyal kültürel yönleriyle ilgili bilgiler ayrıntılı şekilde verilmiş lakin Kemalin bakış açısından dolayı olaylara hakimiz ama içinde de değiliz. Örneğin Kemal’in bir akşam oturmasında olduğu saatlerde darbe sebebiyle sokağa çıkma yasağı olduğunu biliyoruz fakat Kemal ufak bir çevirme dışında bir olay yaşamıyor. Kitabın en beğendiğim kısmı Kemal’in eşyalar biriktirmesiydi. Eşyaya yüklenen anlamlar güzeldi. Kendini bu şekilde avutması ve her eşyanın anısını hatta izmaritlerin şeklinden Füsun’un duygu durumunun çıkarımını yapabilmesi çok etkileyiciydi benim için. Buna rağmen ben bu kitaba aşk romanı diyemiyorum. Kitapta Kemal’in Sibel’i sevdiğini söylediği onunla mutlu olduğu anlarda ekran ikiye bölünüyor bende, bu adam Füsun’a aşık değil miydi yahu, diyorum. Benim için bu aşk değil Füsun’u beğeniyor ve cinsellikle beraber takıntılılık durumu giderek artıyor. Zaten Kemal beyefendi de Füsun’un yokluğunda farkındalık yaşıyor. Düşünüyorum da ya Füsun hiç gitmeseydi ne olacaktı o zaman? Böyle bir söylemden dolayı da
Duygu ve Düşünce
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma