Yurt dışında, idam cezası alan bir kişinin hikayesini paylaşacağım sizlere, aslında bu yazacağım yazı tamamen psikolojik olarak beynin size oynamış olduğu, her türlü küçük şeyleri dert edip, beynimize yönlendirmiş olduğumuz, negativize edilmiş bir deney aslında... Sonunda Yapacağım bilgiyi lütfen okumanızı rica ediyorum arkadaşlar.
Olay Şöyle ;
⏩⏩
Yurt dışında idam cezası alan bir adamı görevliler, hastaneye yatırıyor. Hastane'de yatan adama görevli personel, bir iğne hazırlıyor mahkeme kararı ile adam bu iğne ile uyutulup, idam edilecek
Görevliler adama, bu iğneyi yaptıktan sonra vücudun, tepkimeye geçecek, tüm kemiklerin kaskatı kesilecek, nefesin daralacak, kalp hızın çok atacak bir bu daralmadan sonra beyin ölümün gerçekleşecek ve öleceksin diyerek, adama bilgilendirme yaptılar.
Adama iğneyi yaptılar görevliler adamın başında beklemeye başladılar. Bir süreden sonra görevlilerin dediği gibi, adamın vücudu tepkimeye geçti, kalbi hızlandı, nefesi yavaş yavaş kesilmeye başladı ve kemiklerinin kaskatı kesildiğini, hissetmeye başladı.
Bir süreden sonra, kısa zaman içinde adam yaptıkları idam iğnesi sayesinde, öldü.
Yapılan incelemenin sonucunda aslında idam iğnesi denilen, aslında herhangi bir ağrı kesici bir iğneydi. Yani idam iğnesi diye bir şey yoktu. Personelin söylemiş olduğu bu sözler hepsi adama psikolojik bir baskı sayesinde, adamın ölümüne neden oldu.
Sonuç olarak bu konuya şöyle getirmek istiyorum;
Bizim yapmış olduğumuz, yapacak olduğumuz, üzüldüğümüzde, sinirlendiğimizde, bağırdığımızda, ağladığımızda en büyük rolü beynimiz oynamaktadır.
Yani biz beynimize, iyiliği itersek, beyin iyiliğe yönlenip, bizi motive edecektir.
Beynimizi kötülüğe itersek, beynimiz bizi kötülüğe itecektir.
Biz ağlamayı seçersek, beyin bunu algılayıcı yöntemle, bize komut vererek