Aslında hayatımız boyunca, bazen bir çok olumsuz şeyler yaşamış olabilir. Üzülmüş, kırılmış kırmış olabiliriz bazı kişiler yüzünden hayatımız zehir olmuş olabilir.
Küçük şeyleri dert etmiş olabiliriz belki,
bende bazen hep pozitif yasayan biri olarak bazen bazı şeylere üzüldüm, değmeyecek şeyleri dert etmişim kendime.
Ama öyle olmuyormuş, bazen bizim her zaman
dediğimiz bunlar mi gelecekti başıma demişizdir aslında, bazen isyan etmişizdir
Ben yakın bir dostumu tanıdıktan sonra gerçektende bazen bazı şeylere boşuna üzülüyormuşuz dedim.
Üniversitesi zamanında tanıdığım dostum,
arkadaşım, kardeşim, sırdaşım. Göz göze geldiğimiz zaman gülmekten kendimizi tutamayıp bayılana kadar güldüğüm, bir arkadaşımın gerçek hikâyesi
Daha 24 yaşında gencecik bir kardeşim, tavuk
karası denilen hastalık yüzünden, gözlerinin son derece, kapandığı için hayatında sanki bir şey olmamış gibi devam eden arkadaşımın hikayesi.
Bu hastalık yüzünden gözlerini kaybediyor, bu zamana kadar gerçekten çok güzel zamanlar geçirip, gülüp eğlendiğim arkadaşım şimdi evde 4 duvar arasında kendi imkanları ile yasam sürüyor. Annesi de aynı hastalıktan dolayı görme engelli..
Şimdi düşünsenize bir evin içinde 2 görme engelli bir kişi üstelik bir tanesi daha 26 yaşında gencecik bir kişi,ve bu haliyle birlikte psikolojisi bozulsa bile, bazen belli edemiyor, saatlerce konuşup, yeterki üzülmesin, kendini yanlız hissetmesin diye, danışmanlık yapıyorum. Birlikte kahkaha atıyoruz, ama ben telefonu kapattıktan sonraki halini düşünüyorum, düşünün heryer kapkaranlık, hiç ışık yok, görmek yok, iş yok, 4 duvar arasında oturmak ve hayatı sorgulamak var.
Ne hissedersiniz?
insan kafayı yer demi?
Ama bu haliyle birlikte hâlâ şükrede biliyor, isyan etmiyor,
Yani şunu söylemek istiyorum arkadaşlar, küçük şeyleri kendimize dert