Ne güzeldi demi çocukluğumuz?
Bir kış günü mesela, dışarıda yağan lapa lapa kar, içeride yanan guzine soba, üzerinde pişen sıcacık kıtır köy ekmeği..
Ne güzeldi o günler, titremekten dişlerimiz birbirine vururdu, hemen duştan çıktıktan sonra sobanın yanına koşardık, o zamanın en güzel kurutma makinesi sobaydı mesela. Saçlarımızı sobanın üzerinde kafamızı eğip buram buram kokan oda kokusu portakal ve mandalina kabuklarının olduğu soba evin içini kokutuyordu.
Saçlarımızı kuruttuktan sonra, sobanın üzerinde asılı olan, kıyafetlerimizi giyip hemen geçerdik sobanın yanına. İliklerimize kadar ısınırdık...
O zamanın en güzel ocağı, sobaydı mesela, üzerinde kaynayan çaydanlık, yerini demlenen çaya alacaktı.
Zil çalardı mesela, en büyük heyecan duyduğum anlardı, misafir gelen kişilerdi, komşulardı. Muazzam bir şekilde huzur veriyordu bana. Hemen kucaklıyordum misafirlerimizi.
Sohbet koyu, ne parti ne o ne bu dedikodu yoktu mesela kimsenin arkasından konuşmak, yaşanmış anılar anlatılırdı....
Perdeyi araladım, dışarıya bakardım lapa lapa kar yağıyordu, içime o kadar huzur veriyordu, her yer bembeyazdı, kar Tutsunda dışarıya çıkıp oynasak diyorduk.
Huzurun tam adresiydi doksanlar!
Evet fakirlik vardı, ama huzur vardı, sevgi vardı aşk vardı, muhabbet vardı! Sıcak bir yaşam vardı
Özlüyorum o günlerimi...
Evren küçük