Rümeysa

Rümeysa
@KulbeiAhzan
“Bizler ki aynı kitaba baş eğmiş insanlarız. Bizden âlâ akraba mı olur?”
English Language Teaching
Hacettepe Üniversitesi
146 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
BELGESEL MERAKLILARI DOLUŞUN!
Sevgili https://1000kitap.com/Nordavind 'nın önerisiyle daha çok okurun yararlanması için belgesel önerilerimi bir iletide toplamaya karar verdim. İşte naçizane önerilerim: *Kapitalizm sisteminin nasıl işlediğini, nasıl kandırıldığımızı, tüketime zorlandığımızı anlatan çok güzel bir belgesel: THE LIGHTBULB CONSPIRACY *Kapitalizm ve şirket denen kavramın ilk ortaya çıkışı, geçmişten günümüze geldiği nokta, sömürünün karşımıza çıktığı, öğrencisinden banka memuruna, fast food kasiyerinden reklamcısına herkesin izlemesi gereken: THE CORPORATION *Kıyafetlere çok para harcayan/harcamak isteyen biri olarak bakış açımı değiştiren bir belgesel. Hızlı tüketimin dünyada nelere yol açtığını, "moda" denen çılgınlığın nelere sebep olduğunu gözler önüne seren: THE TRUE COST *İzlediğim en iyi suç belgesellerinden. Malcolm X'in Elijah'la olan ilişkisini en teferruatlı şekilde anlatan ve Malcolm'un katilinin peşine düşen bir belgesel serisi: WHO KILLED MALCOLM X? *Tüketim bizi mutlu ediyor mu, yoksa sadelik çok daha huzur verici mi?: MINIMALISM *Propaganda, toplumsal sınıflar, savaş... İlgililerine güzel bir öneri: PSYWAR *Hiçbirimizin okumadığı internet sitelerindeki "hüküm ve koşullar"ın içeriğini, verilerimizin nasıl toplandığını ve izlendiğimizi anlatan, bitirdiğinizde "Yav bir salın bizi!!" diyeceğiniz: HÜKÜM VE KOŞULLAR GEÇERLİ OLABİLİR *Sosyal medyanın üzerimizdeki etkisinin biraz dramatize edilerek anlatıldığı: THE SOCIAL DILEMMA *Adı üstünde 'dünya tarihi' Asurlulardan, Fenikelilere, geçmişten günümüze... Genel kültürümü bir anda arttıran: ANDREW MARR'S HISTORY OF THE WORLD *Bölümleri 15-20 dk süren sıkılmayacağınız bir mini belgesel serisi. Her bölümde farklı konular işleniyor (tek eşlilik, e-sporlar, müziğin insan psikolojisi üzerindeki etkisi, kripto paralar gibi)
Reklam
"Bugün tecavüz ederek öldürülen, Yoğurt koymadığı için dövülen, Etek giydiği için tekmelenen, Arabayla yanından geçenler tarafından taciz edilen, Güldüğü için küfür yiyen kadınların günü! 8 Mart dünya kadınlar kadınlar günümüz kutlu olsun." Ve bir ses yükseldi Veda Hutbesi'nden: "Kadınlar size Allah'ın emanetidir."
2006 senesi 7 yaşındayım...Yanımda da en yakın arkadaşım olan benden 1 yaş küçük kardeşim... Her zamanki gibi oynuyorduk evimizin salonunda. O küçüklüğün verdiği hayal gücüyle çağ kapatıp çağ açıyoruz kendi aramızda demirden askerlerimizle. Bir şeyler oldu, annem pencereye koştu, bir çığlık, bir telaş. Hemen ayaklandık, pencereye koştuk biz de... Babam bir arabanın arkasında bir bacağı sargılı boylu boyunca yatıyor. Ne oluyor diye soruyoruz birbirimize. O yaşta idrak edemiyoruz çoğu şeyi. Eve getiriyorlar babamı, yarı baygın... Biz de ellerimizde az önce ülke fethettiğimiz küçük askerlerimizle bakıyoruz kapının arkasından. Büyüklerin konuşmasından tek anladığım şey babamın bıçaklandığı...Bir şey olmaz diyoruz, babama bir şey olmamıştır çünkü o yaşta babalar ölümsüz bizim gözümüzde. Hiç ölür mü bir baba? Ölüm yakışır mı onun güçlü omuzlarına? Bir şeyi yok diyor amcalar, biz de devam ediyoruz ülkeleri fethetmeye kaldığımız yerden. 1 gün sonra amcamın evindeyiz kardeşimle, her gün onun evindeydik zaten, kuzenlerimizle yapmadığımız yaramazlık kalmazdı... Oynuyoruz kuzenlerimle, amcamla yengem de az ötede. Konuşmaya başlıyor yengem: "Neden yaptın böyle bir şeyi? Neden bıçakladın küçücük çocukların babasını?" Gözlerim doluyor o an, her şey gözümde küçülüyor. Her zaman evine gidip barındığım amcam, babamı bıçaklamış! Nasıl dururum o evde ben bir daha? Babam bir çok kez ameliyat oluyor. Banyoya giriyorum dişlerimi fırçalamaya, kan dolu küvet çarpıyor gözüme... Aylarca yatıyor babam evde. Bazen beni ziyarete geliyor okula. Elinde koltuk değnekleri... Yakıştıramıyorum onları babama. Öyle görmeye alışkın değilim onu... Kuzenlerim çağırıyor beni evine. Hayır diyorum gelemem, gözyaşlarımı zor tutuyorum, kimsecikler görmesin diye geceleri yorganın altında ağlıyorum. Kardeşimle
"Her gün aynı elbisesiyle sokağa çıkmaktan utanan insanlar neden her gün aynı düşüncelerle sokağa çıkmaktan utanmaz ki?" -Fahrion Berotti