Cihat

Cihat
@Kuleli55
_________/\________/\ Hasan Ali Yücel Klasikleri 83/415 Modern Klasikler Serisi 67/415 Türk Edebiyatı Klasikleri 22/60
“Nerede mi egemenlik? Her yerde, her şeyde. Her büyük kentin mağazalarını şöyle bir dolaşın. Milyonlar yatıyor bu mağazalarda, oralara harcanan insan emeğinin ise hesabını zor yaparsınız. Bakın oralara, yüzde doksanında erkeklerin kullanımı için bir şeycik bulabilecek misiniz? Yaşamın tüm lüksü kadınlar için isteniyor, destekleniyor.
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu yeni yöntem şöyle: Kızlar oturuyor, erkekler pazarda dolaşır gibi dolaşıyor, istediklerini seçiyorlar. Kızlar bekliyor, düşünüyor, ama şöyle demeye cesaret edemiyorlar: ‘Canım, beni seç! Hayır, beni, beni! Onu değil, beni! Baksana ne güzel omuzlarım var benim! Her şeyim ne güzel!’ Biz erkeklerse dolaşıyoruz ortalarda, tek tek bakıyoruz her birine, çok da hoşnutuz bu durumdan. ‘Oynadığınız oyunun farkındayım, kolay yakayı ele vermem ben.’ Dolaşıyorlar, bakıyorlar, her şeyin kendileri için böyle düzenlendiğinden çok da hoşnutlar. Dikkatli ol, kendini korumasını bilmezsen yandığın gündür... Bunu bilesin!”
Edebiyat
Yaşam amaçları bakımından da, yaşamın içeriği yönünden de insanlar çeşitli olduklarına göre, bu fark ister istemez onların dış görünüşüne de yansıyacaktır, böylece dış görünüşleri de kesinlikle farklı olacaktır. Ama mutsuz, küçümsenen insanlara da, en üst tabakadan soylulara da bakın: Hepsinde aynı süs, aynı biçim, aynı kokular, aynı çıplak kollar, çıplak omuzlar, çıplak göğüsler, giysinin sıkı sıkı sardığı aynı dışa taşkın kalçalar, küçük, değerli taşlara, parlak öteberiye aynı düşkünlük, aynı eğlence biçimi, danslar, müzik, şarkılar... İki çevrede de kadınlar karşı cinsi kendine çekmek için her türlü yola başvuruyorlar. Hiçbir fark yok aralarında. Kesin bir tanımlama yapacak olursak, yalnızca şunu söyleyebiliriz: Kısa süreli or*lar genelde aşağılanır, uzun süreliler ise saygı görür.”
Edebiyat
Şaşılası şeydir, güzelliğin iyi olduğu yanılgısı ne inandırıcıdır. Güzel bir kadın aptalca şeyler söyler, ama siz onu dinlerken ne akıllıca konuştuğunu düşünürsünüz. Aptal aptal şeyler söyler, aptalca şeyler yapar, siz onun söylediklerinde de, yaptıklarında da tatlı bir sevimlilik bulursunuz. Aptalca şeyler de, iğrenç şeyler de söylemediği, karşınızda yalnızca güzelliğiyle durduğu zaman ise, bu kez aşırı akıllı, dürüst olduğuna inandırırsınız kendinizi.
Edebiyat
Özünde gerçek bağlılık ile sevgi bulunmayan bir evlilikte ahlâki zorunluluklar yok demektir.
Edebiyat