Benim yalnızlığım ise, hayatım boyunca ürkütücü bir hızla büyümüş ve sosyal denilebilecek bütün yeteneklerimi teker teker yok etmiştir. Bedenimin çevresinde
yıllar boyu inşa etmiş olduğum ve yakında kapısını tamamen içeriden
kilitlemeyi düşündüğüm yalnızlık katedralim, belki de şimdiye kadar
başardığım tek iştir ... Sorarlarsa, "Ne iş yaptın bu dünyada?" diye, rahatça verebilirim yanıtını:
"Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyarın arasına doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından ... "
Her uykusuzun kendine ait teorilerle dolu bir
evreni vardır. İçinde hiçbir misafir bulundurmayan bir evren! Yaşarken
ölmeyi, ölerek yaşamayı sadece uykusuzlar bilir. Gözlerinin altında biriken her küçük torba gördükleri hayallerle doludur. O her torbada ayrı bir hayal saklıdır uyanıkken görülen. Gerçek dünyayı küçümsemek
hatta reddetmekse kendiliğinden gelir. Yatağı olmayan insanların birilerini dinleyecek kadar sabrı yoktur çünkü. İnsanın kendine verebileceği en acılı cezadır uykusuzluk. Dayanılması en zor olanıdır.