Emre Kuloğlu

Şair, geleceği bugüne çeker. Bizden birkaç yüz yıl ileride yürür. Ülkümüzün, geleceğin yüzüne işlenmesini istiyorsak ki bundan başka kaygı kaygı olmağa değmez yaşamak bunun için olursa bir anlamı var demektir; onu, bugünden, şiirin ve edebiyatın, sanatın, kültürün malı yapalım. Çünkü, bugün şiir ve edebiyata giren, yarın, hayata girecektir.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Reklam
Yarı müslüman, yarı avrupalı, yarı komünist, yarı devrimci, yarı muhafazakar… bunlardan birinin veya bir kaçının özelliğini taşıyan fetret insanına artık yer yok.
Sayfa 36·Kitabı okudu
İslam, düşünmenin yolunu kesmemiştir. Asıl biz, düşünmeyi durdurduğumuzdan İslamla olan ilişkimizi gevşettik, hatta yer yer kopardık. İslam’a olan aşkımızı bitirdik. Düşünme bağımsızlığımızı yitirdik. Zekamızı kör bir ezbercilik batağına sapladık. Değer hükümlerimizi bir misyoner mantığının ağına taktık. Klasik kültürümüzü müsteşriklerin yorumuna ısmarladık. Hafıza, ancak tarihin mirasını canlı tutmak için gerekli iken, batı kültürünün deşeleriyle doldu… Ve misafir yerleşti, evin sahibi oldu. Evin sahibi uzun bir yolculuğa çıktı. Acaba ne vakit dönecek dersiniz?
Sayfa 33·Kitabı okudu
Osmanlı devleti zayıfladıkça, batılılar içimize girmiş, İslam’a olan inanç ve güvenimizi yıkmışlardır. Bu güven ve inanç çözüldükçe biz de bütün kurtuluşu batılılaşmakta görmeye başlamışız. Böylece, artan, kökleşen bir kültür emperyalizminin, otokolonizasyonun kurbanı olmuşuz. Yeni yetişen kadro, tam anlamıyla batıya adapte olmuş bir kadrodur… Bu adaptasyon olayı, katı bir narsisizm cilası altında dipsiz bir aşağılık duygusundan beslenen bir batı romantizminin gölgesinde yürüyüp gitmiştir uzun süre.
Sayfa 20·Kitabı okudu
İslam ülkeleri bütünleşir ve dünya önüne bütün gücüyle çıkabilirse milletlerarası tarihi kan davaları son bulur. Avrupa’nın bugüne kadar İslam Dünyası’nda uyguladığı makyevelik usuller bir son bulmazsa, bu, bizim kadar ve hatta bizden çok (çünkü: artık İslamın uyanışını hiçbir engel durduramayacaktır.) kendisi için “basübadelmevtsiz ölüm” olacaktır. İslam’ın dirilişi deyimiyle şüphe yok ki, İslam halklarının dirilişini söylemek istiyoruz. Yoksa İslam prensiplerinin değil. Çünkü: İslam prensipleri hiçbir zaman ölmemiştir ve ölmez, her zaman için dipdiridir, ezeli ve ebedidir.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Reklam