Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin! Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız
J: Belki de fazla abarttım ama düşünüyordum da sana değer veriyorum.
S: Ben de sana değer veriyorum.
J: Ve benimle olmanın sana normalden daha çok şeye mâl olabileceğini fark ettim.
S: İnsanlar konuşuyor.
J: O yüzden düşündüm de keşke bir yer olsa sadece bir anlığına bile kendimiz olabileceğimiz. Kulağa nasıl geliyor?
S: Biraz dramatik.
J: Evet. Tek istediğim şey burada, seninle olmak. Fakat… Bu çok fazlaysa bunu kesinlikle anlarım. Bu pikabı evden buraya kadar getirdim ve oldukça ağır. Ve bu en sevdiğim şarkılardan biri. Sanırım ben hakkında çok fazla şey bilmiyorum. Seni tanımak istiyorum. Yani mesela, göbek adın ne?
S: Laurel.
J: Laurel. Benimki de George.
…😚😚😚 Stephen King
Gelişmek, bir kitaba sığdırılmış sloganları ezberlemekle olmaz; hayatın duvarlarına çarpa çarpa, yaşayarak, tecrübe ederek, yaşadıklarından öğrenerek gerçekleşir. Mevlânâ’nın, Yûnus’un yüzyıllardır birer ulu ırmak gibi sulandığı bu toprakların insanı, kişisel gelişimi için bu yüzeysel kitapları rehber edinmemeli.