...ayrılma hadisesi iki tarafın yaşama itiyatları ve müşterek hayat hakkındaki telâkkileri arasında mevcut esaslı farkların tabiî bir neticesinden ibarettir.
Atatürk, beraber yaşadıkları müddetçe refikasına daima muhabbet ve hürmet göstermiştir; kendisini hiçbir suretle rencide etmemek için büyük gayretler de sarfettiği muhakkaktır. Fakat, bilindiği gibi O, şahsî hayatında ne durumda ve nasıl olursa olsun, bir kayıt altına girecek adam değildi; yaradılışı buna mani idi, bu itibarla evlendikten sonra da, alıştığı tarzda yaşamaya devam etmişti.
Lâtife Hanım ise çoğu zaman zevcinin "fevkalade"liğini unutuyor, O'na karşı herhangi bir koca muamelesi yapmaya, hareketlerine biraz da yersiz ve yakışıksız şekillerde müdahale etmeye yelteniyordu; Atatürk'ün bu hallerden pek muztarip olduğu görülüyordu.