İttihatçılar, oturdukları yerden kalktığı zaman mutlaka bir aksiyon olmalıydı. Ve öyle de oldu. Bulgarlardan önce kendi hükümetlerinin karşısına dikilmeye karar verdiler, daha doğru ifade ile hükümet darbesine!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1908 inkılabının mimarı ittihatçı subayları o ya da bu gerekçelerle payitaht ve çevresinden önce uzaklaştırılmışlar. Daha sonra da cepheye savaşmaya gitmişlerdi. ittihatçı subayların bedel ödedikleri mücadeleleri akim kalmak üzereydi. Aslında şu üç hususta kimsenin şüphesi yoktu; "iyi asker ve savaşçılar, gerektiğinde darbe yapmaktan çekinmezler ve vatanlarını çok severler."
Her tarafta zilletle mağlup oluyoruz ne felaket Üsküp sükut etmiş. Bulgarlar bizi Lüleburgaz'da mağlup ve perişan bırakmış Çatalca'ya doğru ilerliyor. Sırp ordusunun Süvari kuvveti Kırcaova'ya gelmiş. Bütün bu şayanı hayret haberlere katiyen inanmak istemiyorduk. Bu kadar mağdur olduğumuz koca Osmanlı ordusu, 15 gün içerisinde böyle perişan ve zelil nasıl çıldırmadığımıza hayret ediyorum.
Süleyman Askeri'nin yazdıklarından rahatlıkla gruplaşmaların oluştuğunu söyleyebiliriz. Mustafa Kemal ve Enver Bey'in liderliklerinde oluşan iki farklı grup hemen göze çarpmaktadır. Süleyman Askeri Bey bu anlamda, Enver Bey ile kurduğu yakın dostluk sayesinde hayatının sonuna kadar onunla birlikte yol yürüyecektir.
Bizden esir olanları Şehit sayıyoruz ve Vatanımıza kasteden sizlere karşı vatanımız ve dinimiz için hepimiz ölünceye kadar çalışacağız. Esirlerimize istediğiniz muameleyi yapabilirsiniz. Fakat sizin de biz de esirleriniz bulunduğunu düşünmeniz lazım gelir.