Kurupilavturşu profil resmi
Kurupilavturşu kapak resmi
Aslında yıl 2020 ve ben sizler için çocukluğuma 1990’lara gidip .
Aynı duyguları tekrar yaşayıp , bu gün e gelmek için mücadele ediyorum .

Saygılarım ile kendinize ve çevrenize güzel bakın .
BODRUM
Kırsal topraklar
Erkek
18 okur puanı
22 Oca 16:09 tarihinde katıldı.
Aslında yıl 2020 ve ben sizler için çocukluğuma 1990’lara gidip .
Aynı duyguları tekrar yaşayıp , bu gün e gelmek için mücadele ediyorum .

Saygılarım ile kendinize ve çevrenize güzel bakın .
BODRUM
Kırsal topraklar
Erkek
18 okur puanı
22 Oca 16:09 tarihinde katıldı.
  • Bir sabah korkunç bir şimşek sesine uyandım , peşine şangırr diye başlayan yağmur , annem okullar tatil bugün dedi .
    Bütün aile bireyleri evde kimse işe gitmemiş abimle bende okula . Çok şiddetli yağmur fırtına uyarısı yapılmış Antalya bölgesi için .

    Dışarda sağa sola koşuşturan komşular vardı neden koşturdukları konusunda bir bilgim yok ,
    Pencereden tek gördüğüm şey , su birikintilerinden hoplayıp zıplayıp koşturan komşular . Annem dua ediyordu sürekli KURBAN OLDUĞUM RABBİM SEN YOLDA İZDE OLANLARI KORU AİLELERİNE ,ÇOLUK ÇOCUKLARINA BAĞIŞLA diye .

    Sabah başlayıp öğleden sonraya kadar devam eden şiddetli yağmur sokakları dereye çevirmişti , bazı arsalarıda bir gölete .
    Bir süre sonra yağmur durdu , o arada merakda bulunan herkes mahalleyi turluyor herkesin hemen hemen ayağında büyük inşaat çizmeleri,
    Bende babamın çizmelerini ıvır vızır ve babamın inşaatda kullandığı malzemelerin arasında bulup giydim , tam balkon a çıktım annem kolumdan yakaladı nereye !!!!
    Yola bakacağım diye bilmiştim ...
    Oğlum deli misin bak sel gidiyor milletin evi su basmış ALLAH KORUSUN su birikintisi olur çukur olur görmezsin GEÇ İÇERİ !!! diye haykırışı hala kulaklarımda .

    Çok haklıydı , çamurlu suyun altında ne olduğunu kimse bilemezdi .

    Cam kenarında merakla yoldan geçenleri izliyorum , arabalar geçerken su resmen ikiye ayrılıyor ve dalgalar oluşuyordu .

    Merak ediyordum neler oldu mahallede diye ,
    Bir tarafa takıldı gözüm tek diye bildiğim ,

    ANNE KOŞŞŞŞŞ HATİCE TEYZENİN PENCERELERİNE KADAR SU DOLMUŞ !!!!!!!

    Babam hemen çizmeleri giyip koşmaya başladı ,
    Annem dualar ediyor sürekli , abimle ben pencereden yola bakıyoruz , kendi aramızda yorumlar offff araba nasıl gitti , komşu Ali amca bile yürüyemiyor bak suda derken tüylerimiz ürperiyordu , içimizi korku sarmaya başlamıştı neler oluyordu böyle .

    Babam annene söyle küreği getirsin diye bağırıyordu , söyledik anne babam kürek istiyor koş diye .


    Annem küreği aldı gitti , bizde abimle peşine
    Hatice teyzeye bağırıyor herkes HATİCE BACIM ,HATİCE ABLAAAAA ,HATİCEEEEEE diye ama ses yok. Hatice teyzenin evi biraz çukurda kalıyordu 10-12 merdiven basamağı kadar .

    Gülcan ablanın kocası geldi , komşular Hatice abla bizde korkmayın evde kimse yok deyince korktukları şey olmayınca sevindi herkes ama içleride buruktu belliydi .

    Çünkü Hatice teyzemizin maddi durumu iyi değildi .

    Sel suları çekilmeye başlamıştı artık , çevre komşularımız bölgelerini evlerinin önlerini temizliyordu .

    Herkes bir birine yardım ediyor , bir birine koşuyordu .

    O gün geç saatlere kadar böyle devam etmişti mahallemizde hayat , ertesi gün sabah bütün komşular birleşip HATİCE TEYZEMİZİN evini temizlemeye eşyaları çıkarmaya başladılar .

    Herkesin gözleri yaşlı içi buruk HATİCE TEYZEM AĞLAMAKDAN sesi çıkmaz olmuş sadece dizini dövüyor bende yardım etmeye çalışıyordum elimden geldiğince , Hatice teyzemiz yeterki iyi olsun çocukları evlerine tekrar başlarını soka bilsin diye bütün mahalleli seferber olmuştuk .

    Hatice teyzemizi ve çocuklarını komşularımız misafir ediyorlardı .

    Temizlene bilen eşyalar temizlenmiş , kırılan bozulan eşyalar bir kenara toparlanmıştı .

    Bütün eşyalar evin çatısına toplanmış etrafı naylon ile kapatılmıştı .

    Bütün mahalleli selden alınan yaraları sarmaya çalışıyordu. Sarılmıştı yaralar Hatice teyze ve çocukları emin ellerdeydi hava şartları normal e dönene kadar komşularımız ve bizde olmak üzere misafir etmiştik ,

    İhtiyaç olan yeni eşyalar alın mış Hatice teyzemizi ve çocukları olan kardeşlerimizi tekrar mahallenin sırt sırta vermesi ile yuvalarına yerleştirmiştik ... ( KOCASI RAHMETLİ 2 çocuk annesi Hatice teyzem ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN KOMŞULAR ALLAH NE MURADINIZ VARSA VERSİN DEDİ .) Bütün mahallelide aynı duayı Hatice teyzemize etmişti ALLAH HERKESDEN RAZI OLSUN .


    Herkesin böyle temiz yürekli komşuları olmalı canına , malına , mülküne sahip çıkacak .

    Sular çekilince sadece izleri kalmıştı sokaklarda.


    Allah yolda izde kalan bütün herkesin yardımcısı olsun dostunada,düşmanınada .

    Bir hikayeyi de böyle sonlandıralım yeni bölümlerde görüşmek üzere ..

    Kendinize ve çevrenize güzel bakın ...
  • Sevgili öğretmenimiz her ders farklı haylazlıklarımızla karşılaşmaya başlamıştı .
    Bir birine silgi atanlar , ön sıradaki kızların saçlarını çekmeler sürekli çöp kovası başına gidip kalem açmalar . Hergün bir kalem feda edilirdi çöp kovası başında . Yada hergün bir silgi kesilip olmayan arkadaş ile paylaşılırdı , o bana ben ona atarken bir yerlere çarpıp seker giderdi . Öğretmenimiz her 10 cümlesinden sonra haylazlık yapan herkesi BURAYA GEL AÇ ELİNİ deyip cetvellemeye devam ediyordu .
    Koca sınıfdaki herkes birer çocuktuk aramızda ben hiç ruj kullanıp makyaj yapıp , sakal bıyık uzatan öğrenci görmemiştim çocuktuk işde .
    Öğretmenimiz haricinde , çocuklara yetişkin davranmak sanırım biraz yerinde olmayan bir davranıştı belkide biz çocuklar yanılıyorduk .
    Her tenefüs serseri bir mayın gibi ne yapacağımız belli olmuyordu .
    Ya su savaşı ya kumdan heykeller yada sağa sola koşturmalar .

    Öğretmenin burnundan gelmeye başladı artık bize farklı cezalar uygulamaya başlamıştı .
    Tek ayak üstünde durmalar
    En ön sırada oturtmalar
    Çete üyeleri ile ayrı sıralar A göndermeler

    Durumlar böyle olunca bizde farklı şeyler e yöneliyorduk ,
    Mesela o kara tahtanın önünde dururken şaklabanlıklar yapıyorduk ,
    Sürekli tuvaleti bahane ederek sınıfdan kaçıyorduk ,
    Başka sınıfların kapısını çalıp kaçmalar gibi

    Artık yavaş yavaş monotonluğa sürüklenirken biz , okula. Üç kamyon odun getirildi sınıflara soba düzeni alındı .

    Bir macera üretmek lazımdı üst sınıfdaki abiler odunlardan iki tane seçip Budak kısımlarına basıp akrobatlar gibi yürüyordu .
    Bizde heveslendik kendimize göre ağaç dallarından aldık oynuyoruz , Lan. Düşersiniz başka oynayacak oyunmu yok diye kızıyordu öğretmenler yada komşunun bizden büyük çocukları .
    Biz bir hafta boyunca böyle devam ettik artık
    Dal parçaları üzerinde akrobat olmuştuk
    Showlar yapıyorduk . Bizi elinde dal parçaları ile kovalayan hizmetliler mi dersiniz gelip yakalayan kulaklarımızdan asılanlar nöbetçi öğretmenler , ama bunlarda bizi yıldırmamıştı
    Amacımıza ulaşıp akrobat olmuştuk becerilerimiz doğmaya başlamıştı .
    Artık havalar değişmeye başlamış , yaz ayının son demleri yaşamış son bahar dönemine girilmişti . O tarihlerde Antalya sınırları içerisinde yağan yağmurlar felaketlere sebeb olurdu yani bazen 3-5 gün kesintisiz şiddetli yağmurlar yağardı , bulunduğumuz semt gece kondu ev muhiti olduğu için bir çok eve sel suyu dolardı .
    Bizler okulda iken heryer su dolar okul bahçesi göl olurdu arabası olan gelir bütün çocukları balık istifi doldurup götürürdü .
    Bu gelip götürme işini bir kaç defa yapanda vardı , geri dönmeyenlerde . Ben severdim sularla oynamayı yürümeyi ıslanmayı yada çamurlarda yuvarlanmayı . Bir komşumuz vardı mahallemin fazla sözü dikkate alınmayan ama mahalle içerisinde bir olay olduğu zaman da ilk damlayan bir kişilik , elinde Kocaman plaj şemsiyesi ayağında inşaatta kullanılan çizmeler . Kendisi bir Çınar gibi çocukları yanına alır bizde bir birimize sarılır usul usul yürürdük , evine yakın olan koşa koşa giderdi kimini ebeveynlerinden birisi yolda şemsiye ile karşılardı . Eve gidene kadar saçlarımız ve üst kısım hariç her yer ıslanırdı .
    O abimiz biz çocukları hep severdi her yağmurda da öyle yapardı .

    Evinde sobası yananların önlükleri elde yıkanır hemen soba borusu üzerinde bulunan tel askılara asılırdı .

    Ertesi gün hayat bugün sabahki gibi devam edecek çünkü annelerimiz öyle yapardı öyle bilirdi .

    Öğretmenlerimiz yağmurlu günlerde İstiklal marşı ve andımızı sınıflarda okuturdu .
    Kimisi tekrar önlükleri giymiş kimisi sivil ,
    Her yağmur yağdığında ben sivil giderdim
    Önlük kurumadı bahanesiyle , halbuki annem o önlüğü yıkayıp kurutmayı başarırdı oğlum okula giderken giysin diye , ama ben öyle düşünmezdim. Hep farklı bir bakışım vardı hiç bir zaman kimseye özenmemiştim , kimseyede heveslerim olmamıştı , öğretmenler ,abiler ,amcalar ,büyükler BÜYÜYÜNCE ne olacaksın diye Sorduklarında hep “PİLOT” olacağım derdim .
    Çünkü bir pilot getirmişti babamı bana bende birilerine sevdiklerini , özlediklerini götürmek istemiştim .


    Sınıfımız da soba yakıldığı zaman odunları öğrenciler alır gelirdi odunlukdan , kimin gücü ne kadar a yeterse artık .
    Hep ben yada yanımda bir çete üyesiyle giderdim işlenilen dersten arazi olmak adına , öğretmen de benden bıktığı için bu duruma göz yumuyordu .

    Sınıfa odunu bile bir başkası getirse kavga ederdim ben getiriyorum odunu diye .

    Resmen okuldaki hizmetliler gibi çalışıyordum tek farkımız benim üzerimde önlük olması ve devlettten maaş almamamdı .

    Artık arazi görevlerine okadar adamışım ki kendimi öğretmenler odasına çay , kahve taşımaya başlamış teneffüslerde nöbetçi öğrencilerin danışma masasında gelen giden velilere yönlendirmeler yapıyordum , O her kesin koluna takıp hava atmak istediği derslere girmediği nöbetçi öğrenci kolluğunu 3 tur döndürüp koluma bir iğne ile takınca .
    Artık gören herkes dalga geçer olmuştu ,
    Bu çocuğu sabit nöbetçimi yapsak her gün diye
    Uzun bir dönem tenefüsler de abiler ,ablalarla nöbetçilik yapmıştım , havalar tekrar ısınıp çiçekler açana kadar ....

    ( Yıllardır düşünürdüm , yaşadıklarımı yazsam kitap olur film olur diye . Yazmayı da bir çok yıl düşünmüştüm demekki , 2020 yılında yazmak mış nasip olan ve hiç tahmin edemezdim hikayemi okuyanların bu kadar güzel mesajlar yazacağını “KEŞKE 10 sene önce başlasaydım yazmaya .)

    Her zaman kendinize ve çevrenize “GÜZEL BAKIN VE GÜZEL GÖRÜN “


    21.BÖLÜM “MAHALLE SULAR ALTINDA OKULLAR TATİL “
  • Sevgili arkadaşlar , çete üyeleri ile artık öğretmene iyice diş bilemiştik ,okulun ilk günlerinden . Kimin kazanacağını kimse bilmiyordu . Almış olduğumuz karar öğretmen masasındaki çekmeceye “KURBAĞA” koymak olacaktı .

    Hafta sonu mahallenin derelerine gidip kurbağa topladık , yakaladıklarımız bir poşette idi . Vereceği tepkileri tahmin edip kikir kikir gülüyorduk . Ayyyyyyy bu ne iğrenç felan diye
    Öğretmenin taklidini yapar olduk ..


    Bu arada okuldan istenilen. Defter kitap , fasulye ,çubuk ,abaküs gibi bilimum ihtiyaçlar tedarik edilmiş , önlük ,çanta , beslenme çantası alınmıştı .

    Pazartesi sabahı kurbağa olan poşeti çantama koydum .

    Evladım sıraya girin saat kaç oldu diye bir hoparlör sesi ile okula koşmaya başladım .
    Okul evimize yakındı , koştum sıraya girdim herkes getirdin mi ? getirdin mi ? Diye sorular soruyor .

    Getirdiğimi ve lann sussanıza biri duyacak anlamasın kimse , İSPİYON yok ona göre .!!
    Diye tehditler savurdum , aklıma geldi sınıfda biri varken koyamazdın , herkesten önce girmeliydim sınıfa .

    Kaza zede öğretmenime , öğrtmenim tuvalete gitmem lazım çok acil demiştim .

    Koş git hadi 1.sınıflarında bu derdi var hocam görüyorsunuz diye de laf saydırdı .

    Dur bakalım , Sen dur !!!
    Göreceğiz bakalım kimin derdi bitmiyormuş .
    Hemen gidip poşetin ucunu koparttım suyu süzdüm , koşa koşa sınıfa girdim 4 tane yeşil gri benekli kurbağayı çekmeceye hızlıca bırakıp kaçtım .

    Tekrar tuvaletlerin oraya gidip , bizim sınıf geçerken aralarına karışacaktım .
    Öylede yaptım PLAN tıkır tıkır işliyor ...
    Çete üyeleri biraz arkada sınıfa girdik hemen yanıma geldiler . LAN gidin anlayacaklar ne meraklısınız göreceksiniz bekleyin !!
    Öğretmen zili çaldı , BENDE BİR HEYECAN BİR HEYECANNNN.. Korkuda var tabi ya yakalanırsak İSPİYON olursa diye ,

    Veee VEEE VeEeEe Sevgili sınıf öğretmenimiz günaydın çocuklar diyerek geldi sınıfımıza ,
    Bizde koro gibi hep bir ağızdan GÜNAYDIN ÖĞRETMENİMMMMMM deyip oturduk ..
    Şimdi sıra yoklama yapmakda kim var kim yok , öğretMENNN hayatının hatalarından birisi olarak çekmeceyi açmak istedi , yoklama listesi için AMAN ALLLLLLLLLLLAHIM BU NEEEEEE!!! , BUNLAR NERDEN GELDİ NİDALARI ile kapattı çekmeceyi birden gözlerden alevler , herkes noldu öğretmenim sorularıyla öğretmenin üstüne yürüyor , YAKLAŞMAYINNNN zehirli olabilirler aksiyonları kim koydu bunları buraya öfkeleri hep birlikde biz bütün sınıf gülmeye başlayınca iyice kızdı . Çok korktuğu belliydi ama bizimde canımız ÇOKKK yanmıştı . (Bir hizmetli çağrıldı durum İzah edildi açtı çekmeceleri kurbağaları poşetle aldı götürdü .) Tabi öğretmen saydırıyor sınıfa fakat biz çete üyelerinin hiçde umrunda değil , Veli toplantısı olunca görürsünüz siz tehditleri ilk günlerden başlamıştı . Yoklama alındı Ali,Ahmet,Mehmet ,Ayşe ,Fatma diye isimler okunuyor olan BURDA!! olmayan adına YOK !! , derdik neden gelmediğini bilen varsa durumu izah ederdi .

    İlk ders araya kaynamıştı tenefüs e çıktık
    Parası olan simit ayran alırdı olmayanla paylaşırdı .
    Bir simiti 6 kişi yeyip 1 ayranı altı kişi içemediğimiz günlerimiz olmuştu , çünkü simiti eşit böle biliyorduk fakat ayranın içini göremediğimiz için o yetmeye biliyordu birisi mutlaka ya az yada fazla içiyordu . Olsun nolcak ki yinede saydırarak sövdürerek ana ,baba , bacı hariç deyip giydirerek devam ediyorduk ...


    Bir bölümün daha sonuna geldik , KÜÇÜK KURBAĞA ..
    Hikayemi paylaşıp önere bilirsiniz mutlaka gelen mesajlarda olduğu gibi sizide anlatan noktalar olacaktır tekrar o güzel çocukluk duygularınızı yaşamanız üzere .
    KENDİNİZE VE ÇEVRENİZE GÜZEL BAKIN .
    20.BÖLÜM “ÖĞRETMEN BİZDEN BIKMAYA BAŞLADI “
  • Biz artık alışmıştık mahalleyi alt üst etmeye , çevre mahallelere uzanmaya  ufkumuz açıktı .
    Bir çocuk çetesi olarak kendi denizimizde yüzüyorduk .

    Bayramı da gerçekden bir bayram gibi geçirmiş
    Hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz .
    Komşulardan biri gelmiş kız hadi okul kayıtları başlamış götürelim çocukları
    İlk okula başlasınlar artık .
    Öyle ayak üstü yakalandık   Kimlikler alındı
    Çocuğu kapan okula kayıt yaptırmaya takıldı peşimize.  Hemen hemen hepimiz aynı yaşlardaydık  çete üyeleri olarak .
    Sırayla aileler çocuklarıyla müdür yardımcısı odasına gidip kayıt yaptırıyor .
    Bu arada soruyor kocan ne iş yapıyor , nerde oturuyorsunuz , adres ,  telefon  gibi kayıt  bilgileri kısacası .
    Kayıtlar yapıldı ilkokul 1.sınıf a
    Sınıfım.   1-B hayırlı olsun dediler  ,
    Alınacaklar listesi olacak okul başlayınca  alırsınız  acele etmeyin daha zaman var .

    Peş peşe kayıt yaptırdığımız için aynı sınıf a kayıt olmuştuk .

    Kimse başına geleceklerden habersiz bu durum da bizim daha çok hoşumuza gitmişti :)

    Okulun altını üstüne getirecektik biz bunun farkındayız ama ebevenylerimiz ve okul daki öğretmenler  bunu görememişti .

    Okul başlayana kadar biz futbol , misket ,taso ,saklambaç ,dereler ,ormanlar  bu şekilde devam ettik .

    Okul un ilk günü ,

    Terlikle gelenler mavi önlük  alanlar
    Sırtına çanta takanlar bir sürü. Farklı farklı giyim kuşam var .

    Bunların yanı sıra bizden büyük abiler ablalarda var üst sınıflarda  orta okulda dahil olmak üzere ,

    Zil çaldı İstiklal marşı,andımız okundu  bir sıra eşliğinde sınıflara gidiliyor sürü şeklinde

    Abiler ablalar yanımızdan geçerken bizle dalga geçiyorlardı. Kaçın kaçın pişman olursunuz diye gülüyorlardı
    Neler olacağını bilmediğimiz dönüşü olmayan bir yola girmiştik artık .
    1-B sınıfımıza girdik annelerimiz kiminin anne babası  okul bahçesinde  gruplaşmış sohbet ediyor  ilk günümüz olduğu için ..
    Sınıfta bütün sıralarda ikişer kişi oturduk bazı sıralar üçer kişi oturuyordu .

    Öğretmenimiz geldi , günaydın çocuklar
    Ben sizin sınıf öğretmeninizim

    Adım  soy adım diye kara tahtaya ismini yazdı

    Sonra bize şimdi  sizde sırayla adınızı,soyadınızı,nereliolduğunuzu,kaç kardeş ,baba mesleği ,anne mesleği  sırayla söyleyin  .
    Sen başla bakalım oğlum dedi
    Yarış başlamıştı 
    Ailesi
    Devlet memuru olanlar
    İşçi olanlar
    Ticaret yapanlar
    10 kardeş olan
    Tek çocuk olan
    Antalyalı
    Mardinli
    Trabzonlu
    İzmirli
    Ankaralı
    Ülkemizin dört bir yanından kültürler dolu bir mahallemiz vardı  .
    İlk zil çaldı ilk tenefüs e çıktık  koridorlar da izdiham var .
    Tuvaletlere koşanlar
    Su içmek için sıraya girenler Çeşme başlarında
    Kantin kuyruğu  simit ayran alanlar tost çikolata gazoz

    Biz annelerimiz yanında gittik ,
    Oy guzummmmm okulamı başlamış
    Öğretmenlerinizi güzel dinleyin sözlerinden çıkmayın cümleleri  kulaklarımıza sanki zorla sokuluyordu .

    Top koşturanlar
    Basketbol oynayanlar
    Kızlar seksek
    İp atlama
    Voleybol topuyla kısa pas

    O teneffüs zaman dilimini  öğrenciler bu şekilde geçiriyor .

    2.tenefüs bizde çete şeklinde geziniyoruz  kimler ne yapıyor diye
    Abilerimiz ablalarımız  bize örnek olacaklarya hani



    Kantin  bölgesinde uzun eşşek dedikleri oyun oynayan abiler var  orta okul okuyan abiler

    Çevresinde kızlar onları izliyor  atlamalara yorum yapıyorlar offffff öyle atladı
    Ooo çanak vurdu
    Peş peşe tek denirmi yaaaa saff mısınız diye

    Abiler bu arada amca gibi sakal traşı olan insanlar. Şimdilerdeki gibi baby Face değiller
    Bizde onlara uyduk boyumuza posumuza bakmadan
    Uzun eşşek oynamaya başladık
    Önce 3e 3 , bu sefer bizi gören çocuklar gelmeye başladı bizde oynayalım derken
    Bizim çetemize karşı bir gurup oldu
    Oynamaya başladık
    Yaş kuru tercihi yaptık biz kazandık
    Tosun gibi bir arkadaşımız yastık oldu
    Eşşek rolü olanlar eğildiler
    İşaret geldi ve atlamaya başladık
    Eşşek yıkıldı devrildi bidaha bidaha
    Onlar atladı biz eşşek olduk derken
    Zil çaldı .



    Sınıfımıza döndük öğretmen sınıfa girer girmez
    Uzun eşşek oynayanlar gelsin bakim tahtaya dedi

    Evet istediğimiz buydu bizim aksiyon ve macera  çıktı herkes
    Açın elleri açtık , 50cm büyüklüğünde bir ahşap cetvel ile çat pat küt  vurmuştu bize ,
    Şimdi geçin yerlerinize aman allahım ellerimiz birden kızarmış ve nasıl sızlıyor anlatamam sizlere offf  ellerimizi bacaklarımızın arasına soktuk resmen  öyle sızı dinsin diye bekliyoruz
    Gözlerinden yaş damlayalar ağlayanlar diğer öğrenciler bizi görüp korkmaya başlamıştı
    Ve öğretmenden bir söz , siz devam ederseniz bende devam ederim tercih sizin demişti .

    Biz oyun oynamıştık sadece bize verilen zamanı değerlendirmeye çalışmıştık .
    Futbol yada basketbol oynasakda aynısını yaşayacak mıydık  nebileyim kızlarla yakalamaç ,seksek garip bir durum vardı
    Ama o öğretmen bize savaş ilan etmişti
    Ve bu savaşı o başlatmıştı cezasını çekecekti
    Evet öğretmen olduğu için söz dinletmeye çalışacaktı cezalar verecekti  yetkili olduğu zaman dilimin de ama unutuyordu biz bir çeteydik bu ondan habersizdi .

    Belki bize normal bir şekilde konuşarak uzun eşşek oynamanın zararlarını  anlatmış olsa ve bizi farklı oyunlara yönlendirse öğretmen olduğu için yönlenecektik .
    Ama o sözleriyle eğitmek yerine fiziki olarak savaşmayı tercih etmişti .

    İlk günümüz öğretmenimize kin ile devam etti bitti evlerimize döndük  ben annem e birşey söylemedim söylesem de muhtemelen yaramazlıkları bildiği için öğretmene hak verecekti olsun öyle bilsin yada bilmesin .



    Eğitimci olan yada olacak lar A naçizane tavsiyem belki o küçük çocuklar ailelerinde bulamadıkları sevgiyi öğreticiliği sizde görecekler bunu unutmayın lütfen ..

    19.BÖLÜM  "ÖĞRETMENİN BAŞINA GELENLER VE GELECEKLER "
Aslında yıl 2020 ve ben sizler için çocukluğuma 1990’lara gidip .
Aynı duyguları tekrar yaşayıp , bu gün e gelmek için mücadele ediyorum .

Saygılarım ile kendinize ve çevrenize güzel bakın .
BODRUM
Kırsal topraklar
Erkek
18 okur puanı
22 Oca 16:09 tarihinde katıldı.