Acımayı sevmezdim.Hele başkalarının bana acıdığını görmektense,yerin yedi kat dibinde,çıyanların ve dahi türlü tiksinç mahlukatın arasında çürümeyi yeğlerdim.Çocukluğumdan bu yana insanların bana acıması için pek çok dişe dokunur sebebim oldu.Aslında hayatımı zorlaştıran bu sebeplere sığınarak,küçük çıkarlar sağlayabilirdim.Öncelikler edinebilir,şefkatli kollara sığınabilir ya da yemeğin en güzel parçasının önüme konması ayrıcalığını kazanabilirdim.Ama yapmadım.Acımak,başkalarının çektiği azaba bakıp,onların yasını tutarmış gibi yaparak kendi mutluluğuna şükretmektir çünkü.Acımak,kıl payı yırttığın mutsuzluğun diyetini uğursuz,cüretkar bir sadaka gibi dağıtmaktır…Acıyan,kendini yüce duygulara malik,iyi yürekli bir insan olduğu yalanına inandırmaya çalışır.Halbuki bencil bir sahtekardan başkası değildir.