Bir ırkı, ulusu veya herhangi bir grubu, onun en kötü üyelerine bakarak değerlendirme eğilimi vardır. Görünüşte haksız olsa da, bu eğilimin bir haklılık payı vardır. Çünkü bir grubun niteliği ve kaderi, birçok zaman onun adi unsurları tarafından belirlenir.
Bir insanın işi meşgul olunmaya değerse, o insan muhtemelen kendi işiyle meşgul olur. Fakat öyle değilse, o kişi kendi anlamsız işleri yerine başkalarının işiyle meşgul olur.
İnsanların kapsamlı değişim projelerine balıklama atlamaları için son derece memnuniyetsiz olmaları, fakat aşırı yoksulluk içinde de bulunmamaları gerekir. Ayrıca güçlü bir öğretiye, yanılmaz bir öndere veya yeni bir tekniğe sahip olmak yoluyla, yenilmez bir güç kaynağının kapılarının kendilerine açılacağına inanmış olmaları gerekir.
İmtiyazlı kişilerin tutuculuğu kadar derin bir yoksul tutuculuğu vardır ve toplumsal düzenin değişmeksizin devam etmesinde her ikisi de aynı önemde rol oynar.