Kutay

Kutay
@Kutayx
Epilog Bu melodram burda biter. Tek kepaze aktörü bendim bu oyunun. Oğlum Memet, müjdesini ver, belki bana bir daha dönmeyecek olan kızıl saçlı bacıma : Bizimkiler, bizimkiler nerdeyse Nankin'e girecekler. Son (Şubat 1949)
Şiir
Reklam
Beşinci Perde Ölü ayak izleri var güneşli kumun üstünde. Gidenler büsbütün gitmedi henüz, kalanlar öfkeli bir merhametle bakıyor yüzüme ve henüz dönüp gelmedi çağırılanlar. Söndü ansızın şehrimin ışıkları, alaca aydınlığındayım masamda yanan mumun. Kollarım kan içinde dirseklerine kadar. Dışarıda vakarlı, engin rahatlığı yıldızların, dışarda sessiz, beyaz haşmetiyle kar. İçerde yeşil, ıslak yılanlar çöreklenmiş karanlığında uykumun Ben bu dertten kurtulmak için meydan yerinde yıkamalıyım kirli çamaşırlarını ruhumun.
Şiir
Dördüncü Perde Bu akşam, belki şimdi, şu dakka sen arkadan bıçaklandın bacım. Hem de ben bıçakladım seni, kanın damlıyor ellerimden. Görüyorum:işte sen içine gömülürken karanlığın hayretle açılan gözlerinde durgun bir su gibi parlıyor hala bana güvenen rahatlığın. Elimde sırtına saplanan bıçak, ve ağzımda müthiş yemişin tadı, seni öyle yüzükoyun kapaklanmış bırakıp kaçıyorum yanından ağlayarak.
Şiir
Üçüncü Perde Yola bakan pencerede durmaktan, malta boylarında volta vurmaktan kara sular indi ayaklarıma ve dokundun size nihayet... Böyle bir bahçeye hiç girmemişim, hiç görmemişim gibi geldi bana. ışığın böylesini. Ve siz olduğunuz gibi karşımdayken sizi yaratmakta devam etti kafam.
Şiir
İkinci Perde Bu iş böyle olmayabilirdi size dair bir şeyler hatırlasam. Halbuki yüzünüz bile aklımda değil. Siz sadece bir rivayetseniz. Durup dinlemeden işliyor kafam, durup dinlemeden yaratıyor sizi. Ve ben dokunamayan ellerimle giydiriyorum çırılçıplaklığınıza yeşil entarinizi...
Şiir
Reklam