Adem keskin

Adem keskin
@Kutsaldana
Gün bitti çünkü!
Sevmek güzel şey be güzel Dehşet güzel şey Güzelde dokunamazsam gül tenine Al al olmazsa yanakların sevgilim dediğinde, Ağzından çıkmazsa Sevda sözleri Ağzımdan çıkışta kulaklarıma varmazsa, Ne işe yarar be sevmek güzel Yok be güzel hata ettim Kocaman sarılmalıydım Kocaman sarılıp kaybolmalıydım vücudunda, Denedim soğuktun beton kadar Çarptım duvara düştüm Düşerken gördün mü beni güzel
Reklam
Mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. İnsan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez. Hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır. Ya fazla sıcak, ya fazla soğuk, ya fazla yağmurludur. Gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar. Aklını başına derleyip bu pis ruh haletini tahlil etmek istersin. İnsan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir. Birden İlk vurulduğun o an gelir aklına , diz kapağındaki yaradır, sarılırsın kokusunu çekersin . Bir gülüşüne, Dört mevsim sığmış. Dışarıda şimdi zemheri kışmış, Kimin umurunda… VAR OL BEŞİKTAŞ
Uzun ince kollarıyla ikiye ayırdığı perdenin arasından sızan güneş, elbisesinin sıyrılmış askılarından omuzlarına vuruyordu. Bir şenlik bahçesi gibi teninde kırmızı güller açtı bir anda. “Sanırım yapamayacağım.” dedi. Kimin kimi anlamadığına bir türlü karar veremiyorduk. Karar verilebilseydik eğer, bitişler bu kadar uzun sürmezdi belki de. Yüzünü döndü, “seni seviyorum” dedi. Masanın üstündeki sigara izmaritleri gözüne takıldı. “Aç karnına sigara içmekle iyi yapmıyorsun” dedi. “Seni azalta azalta bırakmayı düşünüyorum” dedim. “Kimi?” dedi, “seni” dedim. Yüzünü döndü, tanıyamadım. Ağzı dili dudakları el olmuş bir ses kulaklarımda çınlıyor. Tanımıyorum. Böyle kudurmuş köpekler kuduz köpeklerle filler sevişiyor sokağın ortasında. Fil boşalırsa bütün sokak spermden boğulacaktı. soyundum, yani öyle sanıyorum, Hatırlayamıyorum. Ne söyledi, ne duydum son kez, ne yazdım, bilmiyorum. Hiçbir şey yok dün geceye dair ve ben hiçbir şeyi hatırlayamıyorum.
İnsan insandan vazgeçmez azizim İnsan insana yüklediği manadan vazgeçer “Farkın yokmuş kimseden Ben farklı bakmışım bilmeden …!” Der Ve gider . İnsan insandan gider O yüzden Edilmemiş vedalar söylenmemiş sevdalar barındırma içinde Ne sırayla ne parayla ölüm dediğin Gerçek sahip olduğun en küçük andır Uyan insan oglu Hayat dediğin sevda ile geçen bir rüyadır
Kapına her şeyden biraz bırakıyorum Yarım bir hikaye Geç kalınmış bir tanışma Erken gelmiş bir veda Yarım bir şarap Yarım bir ağrı Tamamlanmamış bir masal bırakıyorum Belki tamamlarsın diye bir tek hüznümüz yarım kalmıyor Geriside yarım yamalak Gülüşlerimiz bile
Hayat ve İnsan
Reklam