İnsanlar uzaktayken elden bir şey gelmez deyip trajediye gözlerini kapatırlar ancak korktuklarını bahane ederek yanlarında olan olaylara da yaklaşamazlar. İnsanların geneli hissederler ama harekete geçmezler. Acıyı paylaştıklarını söylerler ama hızlıca unutuverirler. Benim anladığım kadarıyla bunların hiçbiri hakikat değildi.
Ben, böyle bir hayat sürmek istemedim.
Annem her şeyin sırf benim için olduğunu söylerdi, yani başka deyişle buna "sevgi" diyordu. Ama bana göre bu, annemin üzülmemek adına çırpınışlarıydı... Eğer bu sevgiyse, hiç sevmemek ya da hiç sevilmemek daha iyi değil midir? Elbette bunu söylemedim. Bunu, annemin davranış öğretilerinden 'çok dürüst konuşursan karşındakini üzersin' düsturunu dilimde tüy bitecek derecede ezberlememe borçluyum.
Duyguları hissetmeyen bi çocuğu okuyoruz ancak eksik kalan bir şeyler var. Duyguları öğrenişinin hızlı geçildiğini ve bazı sahnelerin aceleye geldiğini düşünüyorum. Yine de çerezlil ve hızlıca biten, ayrıca şaşırtıcı şekilde beni yeri gelince etkileyen bir kitaptı. Okumanızı öneririm. ☆
BademWon-pyung Sohn · Peta Kitap · 20213,797 okunma