Kitabı ilk elime aldığımda ne kadar değişik bir ismi var diye düşünmüştüm. Şimdi anlıyorum. O sayfalarda hüzne boğulup, tarihteki acıların içinde gezinirken insanın acılarına, insanlığın tarihe veda etmesinin ne kadar zor olduğunu şimdi anlıyorum. Ve tarihin tozlu sayfaları bazen öyle yakar yıkar ki insanı... Keşfetmekten korkarsın ama devam etmek istersin. Kitap bu hissi de fazlasıyla yaşatıyor insana.
Jeju'da yaşanan insanlık dramının hüznünü, acısını, perişanlığını üç kadın etrafında anlatan yazarın kelimeleri de öylesi yaralayıcı ki... Okurken o acıları hissedebiliyorsunuz. Dostluğun güzelliği, katliamın vahşeti, beklemenin yoruculuğu o kadar güzel işlenmiş ki kitapta, sayfalarda kendinizi kaybediyorsunuz.
Devlet eliyle bastırılan halkın ödediği ağır bedelleri, katliamda çekilen acıları, yaşanan hayatları, yaşanamayan hayalleri, umutsuzca beklemeleri, çaresizliği öyle işliyor ki yazar...
Katliam demişken, şu anda dünyada da böylesi bir vahşetle yine karşı karşıya kaldığımız ve herkesin de üç maymunu oynadığı günlerdeyiz. Tarihler ne kadar değişirse değişsin insanoğlu zulmünü işleyecek bir bahane buluyor. Gazze'de yaşanan dram da aynı Jeju'da olanlar gibi devam ediyor. Çocuklar kalemle tanışmadan kurşunla tanışıyor. Seyirci olarak öylece izliyoruz. #Filistin