Burak

"Hayat o kadar kısa ki, bu sayfaları ambar haline getirmek, oraya ayıklamadan yirmi dört saatlik intibaları yığmak, dalıyla, yaprağıyla, çiçeğiyle, bazen çiçeksiz ve yapraksız, ağrına gidiyor insanın.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Gideceksin, senin zavallı gölgen belki zaman perdesine bir tek defa aksedip alkışlanmadan, oyuna katılmayan bir kukla gibi çürüyecek" (Jurnal, 8.1.1963)
"İnsan kendi varlığını her gün biraz daha kusursuz bir heykele benzetmek için gayret harcıyor. İçi bir zafer vehmiyle kabarırken, kaderin iblisçe kahkahası elinden çekicini düşürüveriyor. İradenin kazandığı zaferler kardan bir heykel kadar fâni. Yarattığınız heykel, sizden başka hayranı olmayan bir kukla. En küçük dalgınlık, yılların emeğini yok etmeğe kadir." (Jurnal, 1.1.1959)
"Körlük bir nevi ölüm. Hayır, ölümden çok daha beter bir işkence, öldükten sonra yaşamak gibi birşey. Bir hortlak gibi yaşamak, şekillerin silindiği, güzelliklerin kaybolduğu, cisimlerin katılaştığı bir dünyada yaşamak. Dünyanın dışında yaşamak" (Jurnal, 2.2.1963).
Anadolu hep fikir susuzluğu, ideal hasreti içinde...