Günün Yasası: Geleceği okuma konusunda adeta tanrısal bir yeteneğiniz varmış gibi bir otorite havası yaratın. Bu güç uygulanabilir, geliştirilebilir ve her durumda kullanılabilir.
Hayatta hangi rüya bir karar üzere devam etmiş ve hangi hayal, denize düşmüş serseri bir cisim gibi hakikat sahillerinin sarp kayalarına çarparak orada paramparça olmamıştır?
Sanki onun gözleri bir alev ve sanki benim gözlerim ışığa vurgun bir pervaneydi. Şayet bu pervane, bu aleve kendini kaptırırsa bir anda kanatları yanacak, bir ceset halinde bu alevlerin gölgesinde ruhunu teslim edecekti.
Zavallı Fehmi Bey daha fazla coşmuştu. Sarhoşluğu o kadar sulu ve rahatsız ediciydi ki Nazlı Hanım'ı mezelere bu kadar özen göstermesine rağmen sofrada domuz sucuğu bulundurmadığından dolayı kınıyor:
-Rakının en güzel mezesi ancak budur, diyordu.
Belli ki lüzumundan fazla olmuştu. Merdivenin başında arsız çocuklar gibi ter ter tepinerek hizmetçiye bağırıyordu:
-Anjel! Jambon isterim, jambon! Bana jambon bul, bulamazsan da yarat!
Bu sözleri söyleyen, merdiven başında "jambon, jambon" diye bağıran kişi, gazetesinde memleketin en dindar, en takvalı adamı diye tanınan Fehmi Bey'di. Kocam onun gazetesinin en eski okullarındandı. İnanamıyordum. Kocamın mest eden ve hayran bırakan fikirler bu adamın mı kafasından çıkıyordu? Kocamın namazında niyazında ve takva sahibi biri diye düşündüğü bu adamla, şu dakikada karşımda koca bir parça domuz sucuğunu hardala bulayarak şapırdata şapırdata yiyen adamı ona göstermek mümkün olsa kim bilir nasıl şaşkına döner ve görmemek için elleriyle yüzünü kapayarak, "Git hanım git, benim fikrimi çelme!" diye söylenirdi. Hayalintanıdığıadamlagerçeğinadamıçoğunluklanekadarbirbirininzıddıvetersioluyordu.