Matmazel

Matmazel
@LadyVendetta
Ağaçlara, denizlere, kuşlara kalacağız...
yüceltmeden aşağılanmaya geçiş:ataerkilliğin ilerleyişi
Bu inanç sistemi, ilk devletlerin ortaya çıkıp gelişmesi sürecinde değişime uğrar. Nitekim İ.Ö. 3. binyılın başlangıçlarında, yaratılış efsanelerinde bir değişiklik göze çarpmaya başlar. Ana Tanrıça artık, tanrılar panteonunun başındaki yerinde görünmez olur. Bu önemli değişiklik, güçlü kralların yönetiminde arkaik devletlerin ortaya çıktığı döneme rastlar. Tanrıça yerini, genellikle fırtına ya da yıldırım tanrısı olan bir erkek tanrıya bırakır; o da giderek daha fazla, yeryüzündeki krala benzemeye başlar.
Reklam
kadın-toprak-doğurganlık
İ.Ö. 4. binyıldan itibaren tanrıça figürleri görece daha karmaşık sahnelerde ve genellikle yinelenen özelliklerle betimlenir. Tanrıça, sütunlar ya da ağaçlar arasında; keçiler, yılanlar, aslanlar ve kuşlarla çevrili olarak resmedilir. Yumurtalar ve bitki sembolleri de onunla ilişkilendirilir. Bunlar, tanrıçanın bitkiler, hayvanlar ve insanlar için bir bereket ve üretkenlik kaynağı olarak görüldüğüne işaret eder. Tanrıçanın ay ile olan ilişkisi, onun doğa ve mevsimler üzerindeki mistik gücünü simgeler. Ana Tanrıça kültünde yansıyan inanç sistemi, monist ve animisttir; yeryüzü ile yıldızlar, insanlar ile doğa, doğum ile ölüm arasında birlik vardır ve bunların tümü, Ana Tanrıça'nın kişiliğinde somutlanır. Ana Tanrıça, çelişkilerin birliğini ve her an birbirlerine dönüşebilme potansiyellerini temsil eder. Bu nedenle Tanrıçanın aynı anda hem bakireliği, hem de analığı yüceltilir; örneğin tanrıça İştar, cinselliğini cömertçe sunan tapınak fahişelerinin koruyucusu, ama aynı zamanda da tanrıların kızoğlankız gelini olarak tanımlanır. Onun hizmetine sunulan kadın cinselliği kutsaldır ve ritüellerle yüceltilir.
"toprak ana" metaforu
"Çocuk yapmak ve doğurmak, Toprak tarafından gerçekleştirilmiş olan örnek bir eylemin mikrokozmik çeşitlemeleridir; insan cinsinden anne, yalnızca, Toprağın bağrında hayatın belirmesi olan bu ilksel hareketi taklit etmekte ve tekrarlamaktadır." Fatmagül Berktay
Korkuyorum, yakın zamanda insanlardan nefret etmekten. İnsan gerçekten yozlaşabilirmiş...
Bütün o meşhur şarkılardaki "Aşk" sözcüğünü "Arzu"yla değiştirseler, gerçeğe çok daha yakın olabilirler.
Sayfa 21
Reklam