Dünyadaki insanları Katolikler ve Protestanlar ya da cumhuriyetçiler ve demokratlar ya da beyazlar ve zenciler, hatta kadınlar ve erkekler olarak değil de biriyle yatmış ve yatmamış olanlar diye ikiye bölünmüş olarak görüyordum, iki insan arasındaki tek kayda değer fark buymuş gibi geliyordu.